Everything posted by Feneroin
-
Sindur (Sindoor) nedir?
Hindistan'da evlilik törenlerinde yapılan bir geleneğe verilen isimdir Sindur (Sindoor). Sindur, Hindistan’da evlilik törenlerinde yapılan bir geleneğe verilen isimdir. Ateş çevresinde 7 kez dönerek yapılan törenin ardından, damat tarafından gelinin saç ayrımına evli bir kadın olduğunu göstermek amacıyla sürülen kırmızı boyayı ifade etmektedir. Sindur (Sindoor) Nedir?Gelenek ve görenekleriyle isminden sıkça söz ettiren Hindistan, evlilik törenlerinden biri olan “sindur” (sindoor) töreni ile ilgi çekiyor. Peki sindur (Sindoor) nedir? Neden yapılır? Sindur; Hindistan’da evlilik törenlerinde yapılan bir geleneğe verilen isimdir. Ateş çevresinde 7 kez dönerek yapılan törenin ardından, damat tarafından gelinin saç ayrımına evli bir kadın olduğunu göstermek amacıyla sürülen kırmızı boyayı ifade etmektedir. Artık evli bir kadın olduğunun işareti olarak parlak kırmızı boya (sindur) sürülmesinin ardından “mangalsutra” töreniyle damat gelinin boynuna boncuklu kolye takar. Ateşin çevresinde yedi kez döndükleri “pheras” töreninin ardından, gelinle damat bir örtünün altında karşılıklı oturan çiftler gümüş bir aynadan birbirlerinin yüzlerine bakarlar. “Posh Puja” ise evlilik töreninden sonraki sabah yapılır. Yakın akrabaların katıldığı bu törende mutlu evlilik dilekleriyle genç çiftin başından çiçekler dökülür. Son olarak da ikisinin birbirlerini besledikleri “dayabata” töreni yapılır. Sindur, aynı zamanda Hindistan’da inekler için her yıl düzenlenen ve ‘Gopastami’ adı verilen bir bayramda da kullanılır.
-
Hindistan'a özgü; Karva Chauth töreni
Karva Chauth gününde kadınlar; kocaları için uzun ve sağlıklı bir yaşam dileyerek oruç tutarlar. Karva Chauth evli Hindu kadınların kocalarına adadığı bir gündür. Karva Chauth gününde kocaları için oruç tutan kadınlara “şanslı ve mutlu kadın” anlamına gelen “Saubhagyavati” denir. Hindistan’a Özgü; Karva Chauth TöreniKarva Chauth genellikle Kuzey Hindistan’da özellikle; Pencap, Racastan, Haryana, Gucarat ve Uttar Pradeş’te kutlanır. Karva; kil, çömlek anlamına gelirken, chauth; dördüncü demektir. Yani Hint takvimine göre; dolunaydan sonraki dördüncü gün kutlanır. Karva Chauth’tan iki gün önce, şansı ve refahı sembolize ettiği için, kadınlar ellerine kına yakarlar. Karva Chauth gününde Shiva ve ailesine (eşi Parvati ve oğlu Ganesha’ya) dualar ederek tapınırlar. Karva Chauth sabahı gelinin kayın validesi tarafından sargi hazırlanır. Sargi; meyve ve tatlılardan oluşan bir tepsidir. Güneş doğmadan önce yemek yenilir ve oruca başlanır. Karva Chauth akşamı Ay’a su sunarak ibadet edildikten sonra, kadın elek aracılığıyla önce aya daha sonra kocasına bakar. Son olarak kadın kocasının ikram ettiği su ile orucunu açar
-
Hindistan'a özgü çok ilginç gelenekler
Dünya üzerindeki en eski ve en büyük uygarlıklarına ev sahipliği yapan Hindistan'a dair bu gelenekler size 'yok artık' dedirtecek. Hindistan gelenekleri ve kültürü, hemen herkesin ilgisini çekmiştir. Son derece ilginç geleneklere sahip olan Hindistan’a gitmeyi düşünüyorsanız mutlaka gitmeden önce Hindistan geleneklerine göz atmalısınız. Seyahat edilen klasik rotaların dışında Hindistan son yıllarda en merak edilen ülkelerden biri oluyor. Gerek Hindistan gelenekleri gerek Hindistan’ın insanları gerekse Hindistan mimarisiyle Hindistan turları binlerce gezginin gezi planları arasında yer alıyor. Dünya üzerindeki en eski ve en büyük uygarlıklarına ev sahipliği yapan Hindistan’a dair jollytur’un verdiği bu gelenekler size ‘yok artık’ dedirtecek. 1) Ganj Nehri Günahlardan Arındırıyor Hindistan geleneklerine göre Ganj Nehri’ne girmek oldukça kutsal kabul ediliyor. Hinduların inanışında Ganj Nehri, arınmayı temsil ediyor. Hindistan geleneklerinde tanrıça olarak kabul edilen ve Tanrıça Ganga adıyla bilinen Ganj Nehri’nde yıkanmak günahlardan arınmak anlamına geliyor. Hindistan kültürüne göre ölen bir kimseyi Ganj Nehri kıyısında yakıp küllerini nehre atmak da, ölülerinin ruhlarının özgürleştiğine inanılan bir ritüel. 2) İneklerin Dokunulmazlığı Vardır Hindulara göre inekler kutsal hayvanlardır. Öyle ki dışarıdan ineklere taptıklarına inanırız. Fakat işin gerçeği Krişna adı verdikleri tanrılarının ineğin vücudunda beden bulduğunu düşünmeleri. Bu sebeple Hindistan kültüründe ineklere asla zarar verilmez ve inek eti yenmez. Ayrıca ineğin kuyruğundan tutan birilerini görürseniz, anlayın ki o kişi yemin etmektedir. Biraz tiksinti verebilir, ama onlar kutsal saydıkların ineğin idrarıyla temizleneceklerine inanıp hatta ineğin dışkısını alınlarına sürerler. En merak edilen de biri yanlışlıkla bir ineğe zarar verdiğinde ya da öldürdüğünde ne olduğu. O kişi 6-12 ay arasında yıkanmaz, temizlenmez, sakalını ve tırnaklarını kesmez. Sosyal ve iş hayatını devam ettiremez. Bu süre sona erdiğinde Hindistan’da yine kutsal kabul edilen bir ağacın altında büyük bir ziyafet verip o ağacın yapraklarını bol miktarda tereyağında yaktıktan sonra günahından arındığına inanılır. 3) İntihar Etmek Takdir EdiliyorHindistan kültürü sahip olduğu farklı geleneklerle bizleri şaşırtmaya devam ediyor. O geleneklerden biri de intiharın günah kabul edilmemesi. Üstelik intihar etmek takdir edilen bir eylem olarak görülüyor. Evet, yanlış duymadınız. Hindistan geleneklerine göre intihar etmek alkışlanacak bir şey. Bu ilginç kültürde intihar edecek kişi önce 3 gün oruç tutuyor ve sonra nasıl intihar edeceğini seçiyor. İntihar etmeye benzer bir başka inanış daha var Hindistan’da. O da çok yaşlı ya da ağır hasta insanları intihara bırakmaktır. Bunun için o kişiler güzel elbiseler giydirilerek Ganj Nehri’nin med-cezir yaşanan kıyısına götürüp bırakılır. Sular yükselince nehir o kişiyi içine çeker ve ölümüne sebep olur. Eğer o kişi, sular yükselmeden intihardan kaçarsa şerefini kaybeder ve bir daha itibar görmez. 4) Çok Eşli KadınlarHindistan’da İngiliz işgaline kadar kadınların birden fazla eşi olabilirdi. Çoğunlukla da kardeşler aynı kadınla evlenirlerdi. Günümüzde bu gelenek çok fazla görülmese de Hindistan’ın ücra köşelerinde rastlanabiliyor. 5) Kızları Köpekle EvlendirmeEvet yanlış okumadınız! Hindistan’da yedi yaşını dolduran kızlar bir köpekle evlendiriliyor. Nedeni ise kız çocuğunun evlenene dek köpek tarafından korunacağına inanılması. 6) Drahoma Geleneği Hindistan gelenekleri arasında en yaygın olanı, başlık parası anlamındaki Drahoma geleneği. Bizdeki başlık parasının tam tersi bir gelenek Drahoma. Çünkü Hindistan’da evlenirken erkek değil kız tarafı başlık parası veriyor. Bu nedenle aileler kız çocuk sahibi olmak istemiyor. 7) Yılan Oynatma Hindistan’ta fakir halkın para kazanmak için başlattığı yılan oynatma işi bir süre sonra Hindistan’ın sembolü ve geleneği haline gelmiş. Hindistan’ın hemen her köşesinde yılan oynatan bir Hintli görebilirsiniz. Hindistan kültürü ile özdeşleşen yılan oynatma geleneği, turistlerin de ilgisini çekiyor. 8 ) Sati GeleneğiHindistan’daki tüyler ürperten, akıllara durgunluk veren bir başka gelenek ise Sati denilen gelenek. Bu geleneğe göre kocası ölüp de dul kalan kadınlar ya kendi ya da başkası tarafından benzin döküp yakılır. Bu şekilde kadının günahlarından arınıp kocasının yanına gittiği düşünülür. 9) Kurbağaların Evlendirilmesi Duyunca inanmakta güçlük çekilen Hindistan geleneklerinden biri de kurbağaların evlendirilmesi. Neden böyle bir şey yapıyorlar derseniz cevabı, ‘Yağmur Tanrısı’ öyle istediği için. 10) Holi Festivali Hindistan gelenekleri arasında en renkli ve en meşhur olanı şüphesiz Holi festivali. Bu festivalde herkes birbirine boyalar atıyor ve genç, yaşlı demeden doyasıya eğleniyor. Hintliler bu festivalle baharın gelişini kutlayıp, özellikle yaşlıları eğlendirip onları yalnızlıktan kurtarmak ve bahar yorgunluğunu üzerilerinden atmayı amaçlarlar. 11) Çocukları Yüksekten AtmaBöyle bir gelenek emin olun ki hiçbir yerde yok. Hindistan gelenekleri arasında yine şaşırtıcı bir uygulama olan erkek çocukları yüksekten atma geleneği, çocukların daha sağlıklı olacağı düşünüldüğü için yapılıyor. 12) Kocaya İsmiyle Hitap SaygısızlıkHindistan’ın kimi bölgesi anaerkil kimi bölgesi de ataerkil yapı gösteriyor. Burada kadının eşine ismiyle hitap etmesi sonu boşanmaya kadar gidebilen büyük bir olay. 13) Sol El Kullanmak YokHintliler tuvalette sol ellerini kullandıklarından yemek yerken bu ellerini kullanmamaya özen gösteriyorlar
-
Konmari katlama teknikleri (Yazı ve videolu anlatım)
Konmari Katlama Teknikleri Marie Kondo, bilinen diğer adıyla Konmari, Japon düzenleme uzmanı ve yazardır. Yazar, düzenleme ve organize etme üzerine dört kitap yazmış ve milyonlarca satış gerçekleştirmiştir. New York Times’ın 1 numaralı en çok satan kitabı “Düzenlemenin Hayat Değiştiren Büyüsü”nde Marie, düzenlemeyi yepyeni bir düzeye taşıdı. Evinizi bir kez düzgün bir şekilde basitleştirip düzenlerseniz, bunu asla yapmak zorunda kalmayacağınızı öğretti. İşte yine Marie Kondo’nun, düzenleme tekniklerinden olan konmari katlama tekniklerini sizin için derledik. Düzenli çekmeceler ve dolaplar için aşağıdaki konmari katlama tekniklerini uygulamanız yeterli. Konmari Katlama Teknikleri Nelerdir?Tişört Katlama Teknikleri Tişört Katlama Teknikleri Tişörtünüzü düz bir şekilde önünüze serin. Sağ tarafı içe doğru katlayın. Sağ kolu yarıya kadar geriye katlayın. Sol tarafta aynısını tekrarlayın. Tişörtü, yaka ucu ve eteği arasında iki parmak boşluk bırakacak şekilde, ikiye katlayın. Ayakta durması için tekrar ikiye katlayın. Kazak Katlama Teknikleri Kazak Katlama Teknikleri Kazağınızı kollarını dışa doğru açarak düz bir şekilde yatırın. Sağ tarafı, içeriye doğru katlayın. Yakayı bir üçgen oluşturacak şekilde sağa ve aşağıya doğru katlayın. Sol tarafta da aynısını yapın. Sonunda bir dikdörtgen elde ettiğinizde ayakta durana dek yukarıdan aşağı doğru bir rulo gibi katlayın. Pantolon Katlama Teknikleri Pantolon Katlama Teknikleri Kotlarınızı düğmeler yukarı bakacak şekilde dümdüz yatırın. Sol bacağı sağ bacağın üstüne katlayın. Ağını içeri katlayın. Ayak bileklerinden ağına doğru bir kez katlayın. Ayak kısmına doğru, ayakta durana dek bir rulo gibi katlayın. Çorap Katlama Teknikleri Çorap Katlama Teknikleri Çorapları üst üste yerleştirin Ayak bileğinden parmaklara doğru katlamaya başlayın. Çorabı katlayınca ayakta durabilmesi için ikiye, sonra tekrar ikiye katlayın. İç Çamaşırı Katlama Teknikleri İç Çamaşır Katlama Teknikleri İç çamaşırı açın, düz bir şekilde önünüze koyun. Kenarları içe doğru katlayın, böylece bir dikdörtgen oluşsun. Dik durması için çamaşırı bel bandına doğru bir kez daha katlayın
-
Kaş Waxı / Kaş Mimarı nedir?
Son dönemlerin gözde kozmetik ürünlerinden olan kaş waxı kadınların vazgeçilmezi haline geldi. Kaş sabitleyici olarak da bilinen kaş waxı kaşların uzun süre sabit kalmasını sağlayan kurtarıcı bir ürün. Ayrıca kaş waxı bu yıl içinde en çok tercih edilip kullanılan ürünlerin başında geliyor. Gelin birlikte kaş waxı nedir? Nasıl kullanılır? detaylı bir şekilde öğrenelim… Kaş Waxı Nedir? Kaşlar, yıllar boyunca çeşitli şekillere uğramış gerek ince gerek kalın gerekse tamamen kazıyıp dövme olarak karşımıza çıkmıştır. Her dönemde farklılık gösteren bu kaş stilleri son dönemlerde doğal görünümlere yerini bıraktı. Kaş Waxı, kaşları sabitlemeye ve doldurmaya yarayan mucizevi bir kozmetik ürünü. Jel kıvamında olan bu ürün seyrek kaşa sahip olanların kaş makyajındaki en iyi dostu. Kaşları seyrek olmayanların da, kaşlarının doğal görünümüyle öne çıkmak isteyenlerinde tek tercihi. Kaş Waxı Nasıl Kullanılır? Kaş waxı kozmetik ürünlerinin arasında kullanımı oldukça kolay olan bir ürün. Kaşları sabitleyip kaşların düşmesini engelleyen bu ürünü kullanım şekli şöyle; İlk olarak kaşlarınızı uygun renkteki bir kaş kalemiyle doldurun. Kaş Waxının içerisinde bulunan fırça yardımıyla kaşları yukarı zik zak yaparak tarayın. Ardından fırçayı jele batırarak yukarıya doğru istediğiniz gibi kaşlarınızı sabitleyin. Not: Mümkünse bu işlemi tek seferde yapmaya çalışın. Çünkü bir kaç kere fırçayla aynı yere dokunursanız kaşlarınız çok fazla yapış yapış olabilir.
-
Neden çeyrek depodan az yakıtla araç kullanmamalıyız?
Aracınızı sürekli olarak çeyrek depo ya da çeyrek deponun altında yakıtla kullanıyorsanız muhakkak okumanız gereken, bilgilendirici bir yazı. Foto iStock Ustaların tavsiyesidir bu; aracınızda mutlaka çeyrek depo yakıt bulundurunÇeyrek depo yakıtı deponuzda demirbaş olarak görmelisiniz. Eğer en az çeyrek depo bırakmayıp, sürekli olarak boş depoya az bi yakıt almaya devam ederseniz; ileride yakıt pompanızı yanmış vaziyette elinize alırsınız. Çünkü yakıt pompası, deponun içinde bulunuyor ve görevi depodaki yakıtı belli bir basınç ile motora iletmek. Siz depoya sürekli minimum yakıt aldığınızda pompa kısmen kuru çalışmaya devam edecek ve ileride benzin pompasındaki motorun aşırı ısınmasına sebep olarak, yanacaktır. Belirtileri ise- araç marş alıyor fakat çalışmıyorsa, - araç çalışıyor fakat gaz yemiyorsa, - araç hareket halindeyken tekleme yapıyorsa, - araçta yakıt az iken devire girmiyorsa, - aracın yakıt tüketimi arttıysa... Tek tür yakıt sistemi ile çalıştığı için dizel araçlarda mazot pompasının ısınması haricinde depo dibindeki tortular ve hava yapma riski gibi riskler mevcuttur. Özellikle sürekli inişli çıkışlı yollarda yapılan seyahatler dizel araçlarda da çeyrek deponun üzerinde yakıt bulundurma gerekliliğini ispatlayan durumlardır. Aracın kullandığı yakıttan bağımsız olarak depoyu sürekli dolu tutmanın bir diğer avantajı ise özellikle yaz aylarında daha çok gözlenen depodan yakıt buharlaşmasını minimuma indirmektir. Sürekli kullanılmayan araçlarda depoyu full doldurmanın yakıt buharlaşmasını azalttığı tecrübe edilmiştir. Öte yandan sürekli olarak az bi benzinle gezen araçlarda bu buharlaşmanın daha fazla olduğu bilinen bir gerçektir. Bir dipnot eklemek gerekirseAracınıza hangi yakıtı alırsanız alın ancak, yakıt aldığınız zaman dilimindeki sıcaklığa dikkat edin. Özellikle yaz kış farketmez mümkünse araç deponuzu gece yarısı saatlerinde yani günün en düşük sıcaklığının olduğu saatlerde doldurmayı tercih edin. Çünkü benzin istasyonlarındaki yakıt doldurma prensibi litre bazında bir ölçüm tekniğine dayalıdır. düşük sıcaklıkta görece olarak daha çok veya daha zengin yakıt almış olacağınızı göz önünde bulundurunuz. En nihayetinde son söz olarak ister dizel ister benzinli olsun aracınızda kısa ve uzun vadede sorun yaşamak istemiyorsanız mutlaka çeyrek deponun üzerinde yakıt bulundurunuz
-
Dolgun dudaklara sahip olmak için pratik öneriler
Dudaklarınızın daha gösterişli ve dolgun görünmesini istemez misiniz? Cerrahi operasyonlara gerek kalmadan kendi uygulayabileceğiniz yöntemlerle dudaklarınızı dolgunlaştırabilirsiniz. Dolgun dudaklara sahip olmak için Uygulayabileceğiniz pratik yöntemler… Yumuşak bir diş fırçasıyla dudaklarınızı dairesel hareketlerle fırçalayın. Sonra dudaklarınızın üzerinde ki ölü dokuları suyla temizleyin. Bu işlemde sonra dudaklarınıza dudak nemlendiricisi sürebilirsiniz. İsterseniz dudak nemlendiricisini biraz dudaklarınızda bekletip üzerine makyajınıza uygun bir ruj sürebilirsiniz. Basit bir peeling niteliği taşıyan bu yöntemle dudaklarınız daha gösterişli ve dolgun duracaktır. Dudaklarınızı bir dudak kalemiyle dudağınızın hafif dışından olacak şekilde dudak çizgileriniz doğrultusunda çerçeve içerisine alın. Ardından kalemle dudağın içerisini doldurun. İstediğiniz dolgun dudaklara böylece sahip olabilirisiniz. Dudaklarınızın daha iyi görünmesi için kendi dudak renginizle aldığınız ruj renginin arasında bir orantı olması gerekir. Kendi dudak renginize doğru orantıda ki rujları tercih etmelisiniz. Dudaklarınıza değmeyecek şekilde dudak çevrenize concealer (kapatıcı) sürün. Daha sonra kapatıcıyı bir süngerle hafifçe dağıtın. Dudaklarınızın orta kısmına hafif bir concealer (kapatıcı) uygulayıp orta bölgelere yoğun kenarlara ise hafif olacak şekilde dudak parlatıcısı ile tamamlayın
-
Udi Hindi bakım kremi tarifi
Udi Hindi yağının bir çok faydası bulunmaktadır. Alternatif tıptan, koku alanına ve güzellik sektörüne kadar her alan da kullanılmaktadır. Güzelliğe de bir çok faydası olan Udi Hindi bitkisinin cilde yararı olan bakım kremini sizler için derledik. Gençleştirme özelliğine sahip olan Udi Hindi Bakım Kremi Tarifi Bir cam kaba bir miktar zeytinyağı koyulur. İçerisine bir çay kaşığı udi hindi tozu eklenir. Bir tavanın içerisine kağıt havlu koyulur. Cam kap kağıt havlu üzerine koyulur. Tavanın içerisine su doldurulur. Tavadaki su kaynayana kadar cam kavanozdaki malzeme sürekli karıştırılır. Su kaynadıktan beş dakika sonra ocaktan tava indirilir. Cam şişenin kapağı kapatılmadan soğumaya bırakılır. Bu krem dolapta iki haftaya kadar saklayıp kullanılabilir
-
'Sürdürülebilir moda' nedir?
Son dönemlerde sıkça duymaya başladığımız sürdürülebilir moda kavramı neyi ifade etmektedir? Moda sektöründe hızla yayılmaya devam eden bu kavram; ekolojik bütünlüğü ve toplumsal adaleti savunarak moda ürünlerini ve sistemini değiştirmeyi hedefleyen bir akımdır. Sürdürülebilir ModaSürdürülebilir moda; hem çevresel hem de sosyo-ekonomik yönler dikkate alınarak mümkün olan en sürdürülebilir şekilde üretilen, pazarlanan ve kullanılan giyim, ayakkabı ve aksesuarlar olarak tanımlanabilir. Uygulamada bu, ürünün tasarım, hammadde üretimi, imalat, nakliye, depolama, pazarlama ve nihai satıştan ürünün ve ürünün kullanımı, yeniden kullanımı, onarımı, yeniden yapımı ve geri dönüştürülmesine kadar tüm aşamalarını iyileştirmek için sürekli çalışmayı ifade eder. Sürdürülebilir bir moda endüstrisi, yıllarca çalışmaya devam edebilecek şekilde işlemesi gereken bir endüstridir. Ne yazık ki, kasıtlı olarak ucuz fiyatlarla hızlı bir şekilde tüketilmek üzere tasarlanmış ve alışveriş yapanların kıyafetleri tek kullanımlık olarak görmelerine yol açan günümüzün baskın ‘hızlı modası’ için doğru değildir. Hızlı moda döngüsü sürdürülebilir olmaktan uzaktır çünkü; Dünya’nın doğal kaynaklarını katlanarak tüketir, dünyanın dört bir yanındaki işçileri sömürür ve çok büyük miktarda israfla sonuçlanır. Sürdürülebilir Moda Bireysel tutum gereklidir…Sürdürülebilir moda; aynı zamanda bireysel tutum ve davranışlarda değişiklik gerektiren daha sürdürülebilir tüketim ve kullanım kalıpları ile ilgilidir. Bugün İsveç’teki hemen hemen tüm büyük giyim şirketlerinin sürdürülebilirlik alanında özellikle üretim aşamasında, ancak aynı zamanda artan yeniden kullanımı ve geri dönüşümü teşvik etmek için; kullanıcı düzeyinde giderek artan bir çalışmaları mevcuttur. "Geçmişiniz ne olursa olsun, bazı gerçekten temel şeyler üzerinde hepimiz hemfikir olabiliriz. Kimse tişört yapmak için ölmemeli ve gezegenimize toksin dökmemeliyiz." – WHİTNEY BAUCK GREEN DREAMER PODCAST Sürdürülebilir Moda İçin Neler Yapılmalıdır?Düşük etkili doğal ve organik malzemeler kullanılan kıyafetler tercih edilmelidir. Geri dönüştürülmüş veya stoksuz malzemeler tercih edilmelidir. Çevre dostu boyaları ve Bluesign veya OEKO-TEX sertifikaları olan markalar tercih edilmelidir. Yenilenebilir enerji ile çalışan tesislerde üretilen ve yerel olarak üretilen giysiler kullanılmalıdır. İkinci el veya daha uzun süre dayanıklı giysiler kullanılmalıdır. Giysilerinize iyi bakarak, gerektiği gibi onararak ve dikerek ömrünü uzatmak ve görünümlerini mevcut zevklerinize göre modernize etmek için değişiklikler yapmak
-
1 Mayıs nasıl ortaya çıktı?
1 Mayıs, işçi ve emekçiler tarafından dünyada çapında her yıl kutlanan bir dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günüdür. 1 Mayıs, işçi ve emekçiler tarafından dünya çapında her yıl kutlanan bir dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günüdür. Dünya üzerinde pek çok ülke 1 Mayıs’ı resmi tatil olarak kabul etmiştir. 1 Mayıs’ın Tarihçesi1856 yılında Avustralya’nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçiliği yapan kişiler sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesinden Parlamento Evi’ne kadar yürümüşlerdir. Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde 1 Mayıs 1886 tarihinde Chicago’da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Amaçları 12 saat haftada 6 gün olan çalışma saatlerinin günlük 8 saate indirilmesiydi. Bu tarihlerde ırkçılığın olduğu bu yerlerde 1 Mayıs gösterileri için siyah ve beyaz işçiler hep birlikte yürüdüler. 1 Mayıs’tan sonra ki günlerde de bu protestolar devam etti. 3 Mayıs gününde grev yapan işçilere polis tarafından açılan ateş sonucunda 4 kişi öldü ve onlarca kişi yaralandı. 4 Mayıs’ta ise bundan daha kötü bir olay gerçekleşti, Kanlı Haymarket Olay’ı. Bu olayda düzenlenen miting tam dağılmaya başlamıştı ki nerden geldiği belli olmayan bir bomba infilak etti. Bomba polislerin önünde patladı ve bir çok polisin ölüp yaralanmasına sebep oldu. Bundan dolayı bir çok işçi çeşitli ithamlarla tutuklandı. Tutuklanan işçilerden sekizi yargılanmak üzere seçildi. Yargılanan işçilerin aralarından en genci olan Louis Lingg idamından önce intihar etti. Bütün bu olaylardan sonra 1889’da toplanan İkinci Enternasyonal’de Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs’ın Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olarak kutlanmasına karar verildi. Türkiye’de 1 Mayıs ilk olarak 1923’te resmî olarak kutlanmıştır. 2008 Nisan’ında, “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kutlanması kabul edilmiştir. Bu tarihte sonra 1 Mayıs resmi tatil olarak ilan edilmiştir
-
E-Devlet bekçilik başvurusu nasıl yapılır?
Bekçi alımı başvuruları devam ediyor. 19 Eylül itibariyle başlayan 2020 bekçi alımı başvuruları 2 Ekim'de sona erecek. Başvuru yapmak isteyen adaylar e-devlet aracılığıyla ön başvuru gerçekleştirebiliyor. Peki, bekçi alımı başvuru şartları nelerdir? Bekçi alımı başvuru şartları araştırılıyor. 2020 1. Dönem Çarşı ve Mahalle Bekçisi alımı için ön başvurular 2 Ekim tarihinde sona erecek. İstanbul'da görevlendirilmek üzere alınacak 400 erkek bekçi için başvurular e-devlet aracılığıyla yapılacak. Başvuru sonuçları ile ilgili tarihler ise Polis Akademisi resmi internet sitesinde duyurulacaktır. BEKÇİLİK BAŞVURUSU NASIL YAPILIR? Adaylar belirlenen tarihler arasından http://www.pa.edu.tr/ adresinden e-devlet şifresi ile giriş yaparak ön başvuru yapabilecekler. BEKÇİLİK BAŞVURUSU YAPMAK İÇİN TIKLAYINIZ 2020 ÇARŞI VE MAHALLE BEKÇİSİ ALIMI BAŞVURU ŞARTLARI a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, b) En az lise veya dengi okul mezunu olmak, c) En az 167 cm boyunda olmak, d) Beden kitle indeksi 18 (dâhil) ile 27 (dâhil) arasında olmak. e) Başvuru yaptığı İstanbul il sınırları içerisinde en az bir yıldır ikamet ediyor olmak, f) Askerlik ödevini bitirmiş olmak, g) 18 yaşını tamamladıktan sonra yaptırılan yaş düzeltmelerinde düzeltmeden önceki yaş dikkate alınmak kaydıyla, başvuruların başladığı tarih itibarıyla 18 yaşını tamamlamış (19.09.2002 tarihinde ve öncesinde doğmuş olmak) ve 31 yaşından gün almamış (19.09.1990 tarihinde ve sonrasında doğmuş olmak) olmak, h) Ağır hapis veya altı aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile zimmet, ihtilas, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanmak, dolanlı iflas veya yüz kızartıcı başka bir fiilden dolayı hapis cezasından hükümlü bulunmamak, i) Türk toplum telakkilerine göre kötü şöhretli tanınmamak, j) Kamu haklarından mahrum olmamak, kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezası ile mahkûm bulunmamak, k) Memuriyete engel bir hali bulunmamak, l) Silah taşımaya veya silahlı görev yapmaya hukuki bir engeli bulunmamak, m) Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinde belirtilen şartları taşımak, n) Adayın kendisinin ve evli ise eşinin; genelev, birleşme yeri, randevuevi, tek başına fuhuş yapılan konut ve benzeri yerlerde çalışmış veya aracılık ve bekleyicilik fiillerinde bulunmamış olmak, genel ahlak ve edebe aykırı mahiyette her türlü yazılı, sesli ve görüntülü eserleri, kaydedildiği materyale bakılmaksızın üretmek ve satmaktan veya kumar, uyuşturucu veya uyarıcı madde nedeniyle, hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma veya kovuşturma devam ediyor olmamak, bunlardan dolayı idari yaptırım uygulanmamak veya bu işler nedeniyle hüküm giymemiş olmak, o) Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı nedeniyle tedavi görmüş veya görüyor olmamak, p) Sağlık Yönetmeliği hükümleri hariç, herhangi bir nedenle polis eğitim kurumlarından çıkarılmamış olmak, q) Terör örgütleri ile bu örgütlerin legal veya illegal uzantılarının eylemlerine, toplantılarına, yürüyüş ve mitinglerine karışmamış, desteklememiş ve katılmamış olmak, r) Başvuru tarihinde herhangi bir siyasi partiye veya siyasi partilerin yan kuruluşlarına üye bulunmamak, s) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumlu olmak.
-
Amerika'nın soykırım karnesi
- Kızılderili Katliamı - 70 milyon Kızılderili kendi vatanlarında katledildi. - 16-19.yy Afrika Katliamı - 35 milyon'dan fazla Afrikalı köleleştirilerek (Can kayıpları dahil) Amerika Kitası'na getirildi. - 1945 Hiroşima ve Nagazaki Atom Bombası Saldırısı: 350 bin kişinin olmesine binlerce insanın sakat kalmasına neden oldu. - 1945 Dresden Katliamı: 200 bin kişi 3 gün havadan atılan bombalardan öldü. - 1950-1953 Kore Savaşı: 4 milyon kişi öldürüldü. - 1950 Guatemela İşgali: 200 bin sivil öldürüldü. - 1953 İran Darbesi: 10 bin'den fazla İranlı ABD'nin ekonomik, askeri desteğiyle infaz edildi. - 1950-1959 Küba Katliamı: 60 bin kişi ABD destekli Batista birliklerince katledildi. - 1960 Kongo Katliamı: 3 milyon'a yakin kişi CIA destekli iç savaş süresince öldürüldü. - 1961-1962 Küba Darbesi: 294 kişi CIA'in Küba'da Fidel Castro'yu devirmek için planladığı Domuzlar Körfezi Operasyonunda öldürüldü. - 1962-1975 Vietnam Savaşı: milyon Vietnamlı sivil hayatını kaybetti. Sivil halk üzerinde zehirli portakal gazı kullanarak soykırım yaptı. - 1965-1966 Endonezya Katliamı: 500 bin 1 milyon arası Endonezyalı köylü, işçi, aydın öldü. - 1970-1975 Kamboçya ve Laos Katliamı 1 milyon kişiyi katletti. - 1973 Şili Darbesi: 5 bin Şilili sivil hayatını kaybetti. - 1974-1983 Arjantin Katliamı: 30 bin insanı öldürdü.
-
Toprak işlemenin psikolojik faydaları
Toprak işlemek birçok insan için iş olarak gözüksede insan bünyesine olan faydaları oldukça önemlidir. Toprak ve tarımla uğraşmanın insan sağlığına olan faydalarının yanı sıra psikolojik olarak faydalarıda oldukça etkilidir. İnsanın hasta olmasından tutun bir çok olumsuzluğu yaşamasına sebep olan durum psikolojisi ve yaşadıklarıdır. Toprak ile tarım bu durumun önüne geçebilen aktivitelerden bir tanesidir. Stresi Azaltır Toprakla uğraşmak, zihni meşgul eder ve kişinin “şu an”a odaklanmasını sağlar. Bu, stres hormonlarının (özellikle kortizol) azalmasına yardımcı olur. Doğayla temas, bedenin doğal bir rahatlama sürecine girmesini sağlar. Depresyon Belirtilerini Hafifletir Toprakta bulunan Mycobacterium vaccae adlı doğal bir bakteri, serotonin üretimini artırarak depresyonla mücadelede destek olabilir. Bu bakteri solunum yoluyla veya cilt temasıyla vücuda geçebilir ve ruh halini olumlu etkileyebilir. Özgüveni Geliştirir Bir bitkiyi yetiştirmek, ona bakım vermek ve sonunda büyüdüğünü görmek bireye başarı hissi kazandırır. Bu süreç kişinin kendine olan güvenini ve yetkinlik duygusunu artırır. Duygusal Düzenleme Sağlar Toprakla zaman geçirmek, özellikle bastırılmış duyguların dışa vurulmasını kolaylaştırabilir. Kırgınlık, öfke, kaygı gibi duygular toprağa yöneltilen dikkatle azalabilir. Yalnızlık Hissini Azaltır Bahçecilik ya da ortak alanlarda yapılan tarımsal faaliyetler, sosyal etkileşim ve aidiyet duygusunu artırır. Toprakla uğraşmak yalnızlık duygusunu hafifletir ve kişiyi bir yaşam döngüsünün parçası haline getirir. Duyusal Temasın İyileştirici Gücü Toprağın kokusu, dokusu, doğanın sesi; tüm bu duyusal uyarıcılar beynin rahatlama merkezlerini aktive eder. Duyularla yapılan bu temas, sinir sistemini dengeler. Zihinsel Odaklanmayı ve Dikkati Artırır Toprak işlemek, dikkat dağınıklığı yaşayan bireylerde odaklanmayı artırabilir. Özellikle doğa içinde yapılan işler, zihni sakinleştirerek farkındalık düzeyini yükseltir. Aslında toprak ile uğraşmak modern hayatın getirdiği dijitalleşmenin, stresin veya zihin zehirlenmesinin önüne geçen bir panzehirdir. Bahçeniz olmasa bile bir saksı içerisinde büyüttüğünüz bir meyve bir çiçek bile sizi olabildiğince iyi etkileyecektir ve güzel deneyimler sunacaktır.
-
Ramazan Ayında cinsellik (cinsel ilişki) haram mıdır?
Ramazan ayında cinsellik haram mı sorusu birçok kişinin aklına gelmektedir. Ramazan ayında cinsellikten kaçınmak gerekir. Fakat bu durum bazı detaylar içermektedir. Ramazan ayı sabah ezanı ile başlayıp akşam namazı ile biten bu süre içerisinde hiçbir gıda ve sıvı almadığımız bir ibadettir. Peki ramazan ayında cinsellik tamamen haram mıdır? Şöyleki ramazan ayında cinsellik oruç tuttuğumuz saatler içerisinde haramdır ve kaçınılmalıdır. Eğer oruç saatlerinde cinsellik olursa oruç bozulur ve kaza edilmesi gerekir. Fakat oruç tuttuğumuz saatler dışında yani imsak ve akşam saatleri dışında cinsellik haram değildir. Bu saatler içerisinde (oruç açıldıktan sonra sahura kadar) cinsellik caizdir ve bu, Ramazan ayında serbesttir.
-
30 yaş sonrası kadınlarda metabolizma nasıl değişir? (Detaylı rehber)
30 yaş sonrası kadınlarda metabolizma değişimi, hormonal etkiler, kilo kontrolü ve sağlıklı yaşam önerileri hakkında kapsamlı rehber. 30 yaş sonrası kadın sağlığı, hem fizyolojik hem de psikolojik açıdan önemli değişimlerin yaşandığı bir dönemi temsil eder. Bu dönem yalnızca biyolojik bir süreç değil, aynı zamanda yaşam tarzı, kariyer, aile ve sosyal rollerin de yeniden şekillendiği bir evredir. Metabolizma hızı, hormonal denge, stres seviyesi ve uyku düzeni gibi faktörler bu yaşlardan itibaren farklılaşmaya başlar. Özellikle kadınlarda östrojen ve progesteron hormonlarının dalgalanması, kilo kontrolünden ruh haline kadar pek çok alanı etkileyebilir. Bu nedenle bilinçli bir yaşam planı oluşturmak büyük önem taşır. Kadınlarda 30 yaş sonrası dönemde kas kütlesinde azalma başlayabilir. Kas dokusunun azalması metabolizma hızını doğrudan etkiler. Metabolizmanın yavaşlaması ise kilo alımını kolaylaştırabilir. Bu süreçte düzenli direnç egzersizleri yapmak, protein ağırlıklı beslenmek ve günlük hareket miktarını artırmak oldukça önemlidir. Haftada en az üç gün ağırlık antrenmanı yapılması, kas kaybını önlemeye yardımcı olur. Ayrıca günlük 8-10 bin adım yürüyüş hedefi, genel sağlık üzerinde olumlu etki sağlar. Hormonal değişimler yalnızca fiziksel değil psikolojik etkiler de yaratır. Kadınlarda stres toleransı azalabilir, uyku kalitesi düşebilir ve duygusal hassasiyet artabilir. Bu nedenle stres yönetimi teknikleri büyük önem taşır. Meditasyon, nefes egzersizleri ve düzenli uyku rutini kortizol seviyesini dengeleyerek hem kilo kontrolüne hem de ruh sağlığına katkı sağlar. Beslenme alışkanlıkları da bu dönemde gözden geçirilmelidir. Rafine şeker tüketimi azaltılmalı, lif oranı yüksek besinlere yönelinmelidir. Tam tahıllar, yeşil yapraklı sebzeler, sağlıklı yağ kaynakları ve yeterli protein tüketimi hormonal dengeyi destekler. Ayrıca su tüketimi metabolizma üzerinde doğrudan etkilidir. Günde en az 2 litre su içmek önerilir. Uyku kalitesi kadın sağlığı için temel faktörlerden biridir. Gece 23:00 öncesi uykuya geçmek melatonin üretimini artırır. Melatonin hormonu hem bağışıklık sistemi hem de kilo kontrolü açısından kritik öneme sahiptir. Düzensiz uyku ise insülin direncini artırabilir ve kilo artışına zemin hazırlayabilir. Tüm bu süreçte düzenli sağlık kontrolleri ihmal edilmemelidir. Tiroid fonksiyon testleri, demir seviyeleri ve D vitamini ölçümleri kadınlarda sık görülen eksiklikleri tespit etmek açısından önemlidir. Erken teşhis, uzun vadeli sağlık sorunlarının önüne geçebilir. Sonuç olarak 30 yaş sonrası kadın sağlığı bilinçli yaşam tarzı tercihleri ile desteklenmelidir. Düzenli egzersiz, dengeli beslenme, stres yönetimi ve kaliteli uyku bir araya geldiğinde metabolizma dengede tutulabilir. Bu dönem bir gerileme değil, doğru alışkanlıklarla daha güçlü bir başlangıç olarak değerlendirilmelidir.
-
KriptoPara Cüzdanı nasıl oluşturulur?
Kriptopara cüzdanı, özel ve genel anahtarları saklayan ve kriptopara gönderip alabilmek, bakiyeyi kontrol etmek için blokzinciriyle iletişim kuran yazılımdır. Bitcoin veya başka bir kriptopara kullanabilmek için bir kriptopara cüzdanı sahibi olmanız gerekir. Bu yazıda kriptopara cüzdanı nasıl oluşturulur sorusunun cevabını bulabilirsiniz. Kriptopara Cüzdanı Nasıl Oluşturulur?Kriptopara alım satım platformları aracılığıyla kullanıcılar kriptopara cüzdanı oluşturabilmektedir. Bu platformlara alternatif olarak soğuk ve sıcak cüzdan yöntemleri ile kullanıcılar kriptopara cüzdanlarını oluşturabilir, kriptoparalarını fiziksel olarak ya da çevrim içi olarak saklayabilir. Kriptopara Cüzdanı Oluşturmada Hangi Kaynağı Tercih Etmeliyim?Kriptopara cüzdanları, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre çeşitlenmiştir. Kullanıcılar, kriptoparalarını saklamak için kendisi için en uygun olan cüzdan tipini seçmektedir. Fiziksel olarak kripto varlıklarını taşımak isteyen kullanıcılar soğuk cüzdanlara yönelirken kısa vadeli alım satım yapmayı tercih eden kullanıcılar kriptopara alım satım platformlarında bulunan kriptopara cüzdanlarında varlıklarını saklayabilmektedir. Kripto varlıklarını çevrim içi ortamlarda saklamak isteyen kullanıcılar da web cüzdanlara yönelebilmektedir. Kriptopara cüzdanı tercihi yaparken, kriptoparalar hakkında daha derin bilgilere sahip olmanız size yardımcı olabilir. Kriptopara nedir? isimli içeriğimizi inceleyerek kriptoparaların çalışma mantıklarını ve tüm detaylarını öğrenebilirsiniz. Mobil Kriptopara Cüzdanını Nasıl Seçmeliyim?Özel Anahtar / Tohum: Mobil cüzdanlar, özel anahtarları barındıran cüzdan dosyalarına erişim sağlayan 12–24 kelimelik anahtar kelime grubu kullanarak özel anahtarları oluşturur. Tohum (seed) olarak adlandırılan bu anahtar kelime grubunu cüzdanınızın tapusu gibi düşünebilirsiniz. Tohum sizdeyse, cüzdanın sahibi sizsiniz. Cüzdanın tohumunu paylaşmayan, kullanıcı kaydı gerektiren; sadece kullanıcı adı ve parola ile giriş yapılan cüzdanları kullanmamalısınız. Güvenlik: Mobil cihazlar, masaüstü veya dizüstü cihazlara kıyasla kaybolma, çalınma ya da hasar görme gibi risklerle daha sık karşı karşıya kalırlar. Bu nedenle mobil cüzdanların güvenliği büyük önem taşımaktadır. Uygulama girişinde ve kriptopara gönderirken parola koruması sunan uygulamaları tercih etmelisiniz. Parmak izi, göz ya da yüz taraması gibi ek güvenlik önlemleri olan mobil cüzdanlar parola girişini kolaylaştırır ancak parola koruması mutlaka aktif hale getirilmelidir. Bir veya daha fazla kriptopara: Çoğu kullanıcı, birden fazla kriptoparayı saklayabileceği mobil cüzdanların daha kullanışlı olduğunu düşünür. Ancak bir tohum ile birden fazla kriptoparanın özel anahtarını oluşturmak, olası bir kötü senaryoda, tüm kripto varlıklarınızı kaybetmenize neden olabilir. Bu nedenle, her kriptopara için ayrı bir cüzdan tercih etmeniz riski azaltacaktır. Eğer çoklu kriptopara cüzdanlarını kullanmanın daha az zahmetli olduğunu düşünüyorsanız riski azaltmak için birden fazla cüzdan kullanabilir, kripto varlıklarınızı bu cüzdanlarda ayrı ayrı saklayabilirsiniz. Bilinirlik: Kullandığınız mobil cüzdanı piyasaya süren geliştiricinin (şirket, ekip, vakıf veya tek bir kişi) ne kadar tanındığı, herhangi başka bir işi, ürünü ya da gelir modeli olup olmadığı cüzdan servisini sürdürebilme olasılığı hakkında fikir sahibi olmanıza yardımcı olabilir. Mobil cüzdanı piyasaya süren geliştirici, blokzincirin güncel kopyasını kendi sunucularında barındırır veya cüzdanınız geliştiricinin yönettiği servisler aracılığıyla gönderme, alma, bakiye sorgulama gibi işlemleri gerçekleştirir. Bu nedenle zaman zaman mobil cüzdanlarda erişim problemleri yaşanabilir; gönderme veya bakiye sorgulamada gecikmeler olabilir. Eğer geliştirici hizmet vermeyi durdurursa, cüzdanınızı başka bir servise taşımanız gerekebilir. Kullanım kolaylığı: Mobil cüzdanınızın arayüzünün hızlı olması, kriptopara alma, gönderme ve bakiye sorgulama işlemlerini kolayca yapabilmeniz önemlidir. Ödeme yapmak istediğinizde cüzdana ulaşamıyorsanız veya ödeme almak istediğinizde adres oluşturmakta, eski adreslerinize ulaşmakta zorlanıyorsanız başka bir mobil cüzdanı denemenizi öneririz. Mobil cüzdan kullanmaya karar vermeniz halinde, anahtar kelimelerinizi birden fazla defa yedek almayı ve mobil cüzdan uygulamasına parola koymayı unutmayın. Akıllı cihazınıza mobil cüzdan kurduktan sonra, güvenliğiniz için akıllı telefonunuzun ekran kilidinin aktif olduğundan emin olmanızı tavsiye ederiz. Sorumluluk reddi: Cüzdanlarınızın özel anahtarını kaybetmeniz durumda, cüzdanlara ulaşamayacağınızı ve 3. parti servislere erişilememesi durumunda kriptopara bakiyenizi görüntüleme ya da transfer etme gibi sorunları yaşama riskinizin bulunduğunu önemle hatırlatırız
-
Tuzlu kahvenin sırrı
Tuzlu kahve denilince içimiz bir kötü olmuyor değil. Ama kız istemenin olmazsa olmaz adetlerinden biridir tuzlu kahve. Kız istemeye gidildiğinde damadın ilk imtihanı işte tam orada başlıyor. Günümüzde tuzlu kahveyi damat içerse gelin hanımı ne kadar sevdiği anlaşılırmış. Tabi ki sadece bu değil günümüzde tuzlu kahvenin yapılmasında bir çok farklı söylentiler var. Sizler için tuzlu kahvenin gerçek anlam ve hikayesini anlatacağız. Eski görücü usulü evliliklerde gelin ve damat adayı birbirlerini ilk defa kız isteme merasiminde görürlermiş. Bir süre sonra gelin kahveleri hazırlarmış. Gelin gelen damat adayını beğendiyse kahvesini şekerli yaparmış bu “seni bende ailemde istiyoruz” anlamına gelirmiş. Ancak gelin tuzlu kahve yaparsa bu damat adayını beğenmediğini ve onunla evlenmek istemediği anlamına gelirmiş. Tuzlu kahveyi içen damat da gelin hanımın onu beğenmediğini anlar ailesiyle birlikte kalkarlarmış. Tuzlu kahvenin bir de başka bir hikayesi daha var. Gelin hanım damat beyin onu gerçekten sevip sevmediğini yaptığı tuzlu kahvesini içip içmemesinden anlarmış. Damada özel acı bir kahve yapıp onun içmesini beklermiş. Damat eğer kahveyi tükürmeden içerse eşi için her şeyi yapabileceği anlaşılırmış, eğer içmezse gelinin isteklerini karşılamayacağı anlaşılır ve geline yapılan büyük bir ayıp olarak sayılırmış
-
Dünyada pasaport kullanan ilk ülke hangisi?
Hiç merak ettiniz mi? Pasaport olmadan önce insanlar nasıl seyahat ediyorlardı ya da pasaportu ilk kim bulmuştur?Fransızca kökenli olan pasaport kelimesi; passe ‘geç’ ve port “liman” sözcüklerinin birleşiminden türemiştir. Günümüzde seyahat izin belgesi olarak kullanılan pasaportun tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Peki pasaport kullanımı nasıl ortaya çıkmıştır? İlk olarak hangi ülke kullanmıştır? Tarih kaynaklarında anlatılan bilgilere göre; ilk seyahat izin belgesi İran’lı Kral Artaxerxes tarafından kullanılmıştır. Kendisine hizmet eden adamlarından Nehemya’nın Filistin’e güvenli bir şekilde gidebilmesi için imzalı bir belge vermiştir. Nehemya’nın Filistin’e giderken ilerleyeceği yolda diğer ülke yöneticilerinden zarar görmemek için Kral’dan aldığı imzalı belge, ilk pasaport olarak tarihe geçmiştir. Kral Artaxerxes’in verdiği belgede, yolcu için güvenli bir geçiş ve koruma istenen bir yazı bulunmaktadır. Bu olaydan sonra belge imzalayıp seyahate çıkma olayı duyulmaya başlamıştır. O dönemde Fransa Kralı XIV. Louis de izin belgesini benimsemiştir ve sıkça kullanmıştır. Seyahat belgesi kullanımı onunla birlikte popülerlik kazanmıştır. Öyle ki Kral XIV. Louis’in 72 yıllık hükümdarlığı döneminde neredeyse tüm Avrupa ülkelerine izin belgelerinin verilmesi için gerekli sistemleri kurmuştur. Böylece, vatandaşları ziyaret etmek istedikleri ülkelerden de vize alabilmeleri için gerekli olan, günümüz sisteminin temelleri atılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nda Pasaport KullanımıOsmanlı tarihinde ise ilk pasaport kullanımı; II. Mahmut döneminde 1808’li yıllarda yurt dışı gezileri için kullanılmıştır. II. Mahmut dönemine kadar halk, gidecekleri ülkelerden o ülkeye ait pasaport alırdı. Türk Elçileri de bu uygulamaya tabii tutulurdu. Bu durum Osmanlı açısından küçük düşürücü olduğunu düşünen II. Mahmut; seyahat konusunda düzenlemeler yaparak 3 farklı pasaport uygulaması getirmiştir. Bu 3 farklı pasaport ise şunlardır; Osmanlı tebaa ( İslam olan halk), Raeya (Hristiyan olan halk ) Sefir gidecekler için de Hariciye Nazırlığın’dan (Dışişleri Bakanlığı) pasaport verilmesi zorunluluğunu getirmiştir. Yurtdışına çıkacak olan Osmanlı vatandaşlarına 1838 tarihinden itibaren, Dış İşleri Bakanlığı tarafından Avrupa’daki kurallara uygun şekilde pasaport verilmeye başlanmıştır
-
Küçük salon dekorasyonu nasıl yapılır?
Günümüzde, değişen yaşam alışkanlıkları ile birlikte metrekareler küçüldü. Özellikle yeni inşa edilen çoğu konutta maalesef ki salon için yeterince alan ayrılmıyor.Günümüzde, değişen yaşam alışkanlıkları ile birlikte metrekareler küçüldü. Özellikle yeni inşa edilen çoğu konutta maalesef ki salon için yeterince alan ayrılmıyor. Genellikle minimum mobilya ile daracık alanlara yerleşmemiz bekleniyor. Oysa ki en çok alana ihtiyaç duyduğumuz yer, evimizde vaktimizin büyük çoğunluğunu geçirdiğimiz, ailemiz ve sevdiklerimizle paylaştığımız oturma odamız. Peki, küçük salon dekorasyonu nasıl yapılır biliyor musunuz? Evinizi baştan yenileyerek, çeşitli tadilatlar yoluyla daha büyük ve kullanışlı bir oturma odasına sahip olabilirsiniz. Ancak daha hızlı, ekonomik ve basit değişikliklerle de oturma odanızı ihtiyaçlarınıza uygun hale getirebilirsiniz. Bu yazıda, salonunuzu olduğundan daha büyük gösterecek, uygulaması kolay ve yaratıcı oturma odası dekorasyon fikirlerini sizlerle paylaştık. 1. Zemin Malzemesinde Bütünlük SağlayınZemin oturma odasında en çok göze çarpan, en etkili bölümlerden biridir. Eğer eviniz küçükse salon ve bitişik odaların zemininde, odayı olduğundan daha geniş göstermek ve görsel akışı sağlamak için ahşap veya halı gibi tek bir zemin kaplaması kullanmalısınız. Aynı şekilde açık planlı(açık mutfaklı) bir salona sahipseniz, salon ve mutfak zemininde birbirine zıt döşeme malzemesi kullanarak görsel akışı bozmaktan kaçınmalısınız. Zeminle ilgili diğer bir önerimiz, salonunuzda yüksek ayaklı koltuk ve dolaplar tercih edin. Böylece mobilyalarınız duvar etkisi yaratmaz. Zemindeki malzeme mobilyaların altında da devam edeceğinden oturma odanızda daha ferah bir algı oluşur. 2. Yüksek Tavan Algısı YaratınDuvarların zeminle buluştuğu yer, görsel olarak odanın büyüklüğünü tanımlar. Duvarlarınızın yerini bir inşaat ustası olmadan değiştiremezsiniz. Ancak oturma odanızdaki dekoratif öğeleri kullanarak duvar yüksekliğini, bakışları yukarıya çekecek şekilde vurgulayabilirsiniz. Unutmayın, doğru yapılmış küçük salon dekorasyonu bir takım görsel hileler içermelidir. Örneğin; derinlik hissi veren bir duvar kağıdı, yere kadar uzanan perdeler, duvar aksesuarları veya zeminden tavana kadar devam eden kitap rafları ile bakışları yukarıya çekebilir, ferah bir salon algısı yaratabilirsiniz. 3. Sirkülasyonu DüzenleyinKesintisiz hareket edebilmek mekanın büyüklüğünün en önemli işaretidir. Bu nedenle mobilyalarınızı, insanların bir alandan diğerine kolayca hareket etmesini sağlayacak şekilde düzenleyin. Bir kişinin odaya girişini ve alternatif hareket yollarını planlayın. Oturma alanına ve yemek masasına nasıl ulaşılacağını önceden belirleyin, daha sonra mobilyalarınızı yerleştirin. Böylece insanlar herhangi bir engele takılmadan oda içerisinde rahatlıkla hareket edebilirler. Ayrıca pencereleri açıp kapamak ve prizlere ulaşmak gibi eylemler için de yeterli alan bıraktığınızdan emin olun. 4. Bir Odak Noktası Belirleyinİnsanların dikkatini oturma odanızın büyüklüğünden uzaklaştırmak için bir odak noktası veya vurgu alanı belirleyin. Bu, yaratıcı bir duvardan ihtişamlı bir avizeye veya diğer mobilyalarla zıtlık yaratan cesur bir mobilyaya kadar her şey olabilir. Küçük salon dekorasyonu için diğer bir opsiyon ise salonunuza zıt bir aksesuar eklemektir. Dekorasyonunuzun tamamından farklı tarzda bir obje bulun. Örneğin oturma odanızda geleneksel bir hava hakimse, bir modern sanat eseri veya avant-garde bir aksesuar kullanmayı deneyin. Eğer minimalist ve modern mobilyalar kullanıyorsanız, odak noktası olarak antika bir sehpa gibi geleneksel bir parça tercih edin. 5. Işığı Yansıtmak İçin Aynaları KullanınKüçük odaları olduğundan daha geniş göstermek için en çok bilinen ve kullanılan yöntem aynalardır. Küçük salon dekorasyonu için de bu klasik yöntemi kullanabilirsiniz. Aynalar duvarları görsel olarak uzağa iterek ışığı yansıtır, bu da alanı olduğundan daha büyük gösterir. Aynaları oturma odanızın en sevdiğiniz bölümlerini yansıtacak şekilde; örneğin çiçekler, gösterişli perdeler veya güzel manzaralı pencereler gibi salon içerisindeki en çekici dekorların önünde kullanın. Ancak abartılı ve stilinizi yansıtmayan aynalar kullanmaktan kaçının. Alternatif olarak, zemine oturtulmuş çerçeveli büyük bir ayna veya duvarda gruplandırılmış birkaç küçük ayna kullanabilirsiniz. Kaynak: decombo.com
-
Instagram'da Beğeniler nasıl gizlenir?
Instagram ve Facebook, bireysel kullanıcılara beğenileri görüntüleme konusunda seçenek sundu. Bundan sonra isteyenler gönderilerinin beğenilerini gizleyebilecekler. Instagram kullanıcıları, artık akışlarındaki tüm gönderiler için beğeni sayılarını gizleyebilir ve de sadece kendi gönderilerinin beğeneme sayılarını gizleyebilirler. Bunun için instagram’da, Ayarlar menüsündeki yeni Gönderiler bölümünü ziyaret ederek başkalarının gönderilerindeki beğeni sayılarını gizleyebilirsiniz. Kendi gönderileriniz için ise; bir gönderiyi paylaşmadan önce beğeni sayılarını gizlemeyi seçebilir ve yayınlandıktan sonra bile bu ayarı açabilir veya kapatabilirsiniz. Kendi gönderilerinizdeki beğeni sayılarını gizlemek için; Beğeni sayısını gizlemek istediğiniz gönderinin üzerindeki üç noktaya basın. Açılan menüden “Beğenme Sayısını Gizle” seçeneğine tıklayın. Artık diğer kişiler o gönderiye kaç beğeni geldiğini göremeyecek. Diğer kullanıcıların beğeni sayılarını gizlemek için; Instagram hesabınızda profilinizde sağ üste bulunan 3 çizgiye tıklayın. Çıkan seçeneklerden “Ayarlar” seçeneğine tıklayın. Oradan “Gizlilik” seçeneğini seçin. Açılan sayfada “Gönderiler” seçeneğine tıklayın. Yeni açılan sayfada “Beğenme ve Görüntüleme Sayılarını Gizle” butonuna tıklayın. Bu butona tıkladıktan sonra hiç kimsenin gönderisindeki beğenme sayılarını göremeyeceksiniz
-
AOMEI Partition Assistant Pro nedir? Ne işe yarar?
Windows işletim sistemine dayalı olarak bilgisayarınızın sabit diskini ve SSD bölümlerini veri kaybetmeden etkili bir şekilde yönetmenize olanak tanıyan Aomei Partition Assistant Pro 8.10 programı için ücretsiz lisans. Evrensel araç Aomei Partition Assistant Pro, kişisel bir bilgisayarın disklerini oluşturmanıza, silmenize, yeniden boyutlandırmanıza, bölümleri veri kaybetmeden biçimlendirmenize ve birleştirmenize, Windows’u başka bir sabit diske veya SSD sürücüsüne kopyalamanıza yardımcı olur. Aomei Partition Assistant Pro’nun ÖzellikleriWindows bölümlerini hızla yeniden boyutlandırın, yeniden boyutlandırın, taşıyın, genişletin, birleştirin, oluşturun, silin, biçimlendirin ve silin. Sistemi veya önyükleme diskini MBR ve GPT şemaları arasında dönüştürün. HDD ve SSD performansını optimize etmek için bölümleri hizalama. İşletim sistemini HDD’den SSD’ye ve tam tersini aktarma . Birincil bölümü mantıksal diske veya tam tersini dönüştürün. FAT32’den NTFS’ye ve tam tersi biçimlendirme. Bir bölümden diğerine boş alan tahsis etmek. Disklerde hata kontrolü yapılıyor. Disk kopyalama sihirbazı.
-
Instagram, Reels'te TikTok videolarını öne çıkarmayı durduruyor
Instagram, Reels'ı Ağustos ayında başlattığında, herkes bunu TikTok'a doğrudan bir yanıt olarak gördü (şu anda açıkça en hızlı büyüyen sosyal ağ). Her iki platform da benzer bir hizmet sunuyor ve içerik oluşturucular bunu iki farklı uygulamada bir video yayınlamayı düşük çaba gerektiren yüksek ödül girişimi olarak kabul etti. Bugünden itibaren Instagram, tembel içerik oluşturucularını cezalandırmaya karar verdi ve Reels'teki (watermark)filigranlı videoları tanıtmayı bırakacağını duyurdu (tüm TikTok videolarında görülebilen Tiktok ve içerik oluşturucunun ismi yazılı olan şey).
-
Elektrikli Totoya, dünya rekoru kırdı. Tam 1360km otonomi!
Elektrikli araçta lider olan Toyota'nın Mirai modeli, tek şarjla tam 1360 km yol yaparak Guiness Rekorlar Kitabı'na girdi. Aynı modelin ilk versiyonları 647 yol yapıyordu yani yine ortalamanın üstünde idi zaten fakat elektrikli araçların öncesi Toyota, kendini büyül şekilde geliştirmiş oldu.
-
Sebzeli Karnabahar tarifi
Kış mevsiminin gelmesiyle tezgahlardaki yerini alan karnabahar lezzetli olduğu kadar çok da sağlıklı bir sebze. Çorbası, salatası hatta böreği bile yapılan karnabaharın lezzetli bir tarifini haydi birlikte yapalım.. Sebzeli Karnabahar TarifiMalzemeler 1 kg Karnabahar 1 tane büyük kırmızı biber 2 tane çarliston biber 2 orta boy soğan 3-4 diş sarımsak yarım litrelik kışlık domates konservesi Zeytinyağ Tuz, nane, karabiber, karışık baharat HazırlanışıBir tencereye yeteri kadar zeytinyağını koyup yemeklik doğradığınız soğanları içerisine alıp hafif kavurun. Sonrasında biberleri de küp küp doğrayıp doğradığınız sarımsaklarla birlikte tencereye ilave edip onları da yumuşayıncaya kadar kavurun. (Biz yazdan doğrayıp dondurucuya attığımız biberleri kullandık.) Sonrasında üzerine domates konservesini açıp ilave edin. Karnabaharları elinizle küçük küçük parçalara ayırıp onları da tencerenin içerisine ilave edin. Üzerine bir çay bardağı kadar sıcak su ekleyin. Son olarak da üzerine tuzunu ve ağız tadınıza göre sevdiğiniz baharatları katıp pişmeye bırakın. Afiyet Olsun…
-
Alman Poğaçası (Laugenecken) tarifi
Klasik poğaça tariflerinden sıkılanlar ve yeni lezzetler keşfetmek isteyenler için komşu çatlatacak bir poğaça tarifi ile sizlerleyiz. Almanların en çok tükettiği Laugenecken Alman poğaçası tarifini sizler için derledik. Herkesin bayılacağı ve tekrar isteyeceği Alman Poğaçası (Laugenecken) Tarifi… Malzemeler; 250 ml. ılık süt 2 yemek kaşığı ılık su 1 yemek kaşığı toz şeker 1 paket instant maya 3 yemek kaşığı yoğurt 2 yemek kaşığı tereyağı 1 tatlı kaşığı tuz 3,5 su bardağı un Arası İçin; 1 su bardağı eritilmiş tereyağı Üzeri İçin; 1 yemek kaşığı karbonat 1 çay bardağı su Susam Çörekotu Hazırlanışı; Öncelikle derin bir yoğurma kabının içerisine süt, su, toz şeker ve mayayı alıyoruz ve karıştırıyoruz. Malzemeleri karıştırdıktan sonra 2 dakika mayanın aktifleşmesi için bekliyoruz. Ardından yoğurdu, tereyağını ve tuzu ilave ediyoruz ve hemen azar azar un ilave etmeye başlıyoruz. Ele yapışan yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Bu aşamadan sonra hazırladığınız hamuru 1 saat mayalandırmaya bırakıyoruz. Sürenin sonunda mayalanan hamuru unladığınız tezgaha alın. Ardından 8 eşit parça olacak şekilde bezelere ayırın. Daha sonra her birini tezgahta unlayarak yemek tabağı büyüklüğü(16-17 cm çapında) açın. Tek tek açtığınız hamurları üzerine eritilmiş tereyağını sürerek üst üste dizin. Yağlı hamuru 8 üçgen parçaya bölün (pasta dilimi yapar gibi) ve tepsiye dizi. Bu şekilde 10 dakika da tepside mayalandırın. Hamurla tepside mayalanırken sizde karbonatlı suyunu hazırlayın. 1 yemek kaşığı karbonatı, 1 çay bardağı sıcak suyu ile iyice açın. Daha sonra tepside de mayalanan hamurların üzerine karbonatlı suyu sürün. Son olarak susam ve çörekotu ile süslemelerinizi yapın. 190 derece fırında 20-25 dakika kontrollü bir şekilde pişirin. Afiyet Olsun…