Jump to content

Feneroin

Yönetici
  • İçerik sayısı

    645
  • Kayıt tarihi

  • Son ziyareti

  • Kazandığı günler

    6

Feneroin last won the day on 25 Mayıs

Feneroin had the most liked content!

Son profil ziyaretçileri

1.756 profil görütülenme

Feneroin üyemizin başarıları

Kuralcı

Kuralcı (8/14)

  • Mesaj makinası Nadir
  • İlk mesaj
  • Ortak Nadir
  • Adanmış Nadir
  • Konu başlatıcı Nadir

Son rozetler

9

Sitemizdeki itibarı

  1. Kuzey Afrika'dan gelen sıcak hava dalgası nedeniyle sıcaklık değerleri mevsim normallerinin üzerine çıktı. Sıcaklık artışı özellikle güney ve batı bölgelerinde etkili oluyor. İzmir'de şehir merkezindeki açık alanlar boşalırken sıcaktan bunalanlar sahilleri doldurdu. Uzmanlar aşırı sıcakların sağlığa zararı konusunda uyardı. Meteoroloji 2. Bölge Müdürü Davut Öztürk, "Güneş ışığının şu anda etkili olduğu saatlerde yani 11.00-16.00 saatleri arasında, başta yaşlılarımızın kronik rahatsızlığı olanların, çocukların, hamile vatandaşlarımızın direkt güneş ışığına maruz kalmamaları lazım" dedi. Şanlıurfa'da şehir içi ulaşımı kullananların sıcaktan daha az etkilenmesi için ana duraklara buharlı vantilatörler kuruldu. Hafta sonu sıcaklığın tüm yurtta daha da artarak mevsim normallerinin 6 ila 10 derece üzerinde olması bekleniyor. Hava sıcaklıkları nedeniyle duraklara kurulan vantilatörler buharlı ve buharsız çeşitlerine göre çok satılmaya başladı. E-ticarette de yoğunluk oluşturan vantilatörleri vatandaşlar sıcaklara karşı çare olarak düşünürken uzun süre çalışması da büyük zararları meydana getiriyor. Uzmanların konuyla ilgili görüşleri tekrar gündeme geldi. Vantilatörün en büyük dezavantajı, havada uçuşan tozların sinüslerinize ulaşıp alerjinizi azdıracak olmasıdır. Astım, alerji ve nezle gibi rahatsızlıkları olanların, odasında vantilatör çalışırken uyudukları takdirde berbat bir gece geçirecekleri aşikardır. Vantilatörün oluşturduğu kuru hava da birçok sağlık problemine sebep olabilir. Kuru hava sinüsleri ve genizi etkiler. Bu da mukus ve baş ağrısına yol açabilir
  2. Julius Sezar‘ın tarihe geçmiş önemli sözlerinden biri; veni, vidi, vici yani geldim, gördüm, yendim. Bu cümle Sezar’ın Zela Savaşı’ndaki zaferini anlatmak için Roma Senatosuna yazdığı mektupta geçer. Sezar Türkiye’nin Kuzeydoğu Anadolu gölgesindeki Tokat ilinin Zile ilçesinde Pontus’lu Pharnaces’ye karşı kazandığı zaferin ardından Roma Senatosuna gönderdiği mektupta bu cümleyi kullanmıştır. Julius Sezar bu savaşla aynı dönemde kendi ülkesinde de bir iç savaşı yönetmektedir ve mektupta geçen bu cümlede Sezar’ın senatoyu küçümse hareketi olarak yorumlanır. Veni Vidi Vici – Geldim Gördüm Yendim Veni Vidi Vici kim nerede söyledi? Julius Sezar‘ın “Veni, vidi, vici” sözünü Tokat’ın Zile ilçesinde söylediği rivayet edilir. Bu sözü söylediği yerde ise anıt olarak 4 bin yıllık tarihi bir kale yer alır. Veni vidi vici hikayesi nedir? Tarihi kaynaklara göre, MÖ 100 veya MÖ 44 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen Roma Generali Julius Sezar, Pontus asıllı Basforos kralı II. Pharneke ile Zile Altıağaç mevkiinde çok kanlı bir savaş yapar. Savaşta her iki taraf da büyük kayıplar verir. Ancak savaşı Roma Generali Julius Sezar kazanır. Bunun üzerine dünyaca ünlü sözü “Veni-vidi-vici” (Geldim-gördüm-yendim) diyerek, durumu Roma’ya bildirir. Sezar, Pompei‘de kaleye taş bir kitabe yaptırarak, dünyaca ünlü bu sözünü oraya da yazdırır. Günümüzde Pompei Kalesi‘nde bulunan kitabeleri ziyaret etmek için her yıl çok sayıda turist ilçeye gelirken, bazı tarihçiler bu kitabenin Sezar tarafından yapılan asıl kitabe olmadığını, gerçek kitabenin çalındığını ve nerede olduğunun tespit edilemediğini, ama bu sözün Zile İlçesi’nde söylendiğinin tüm kaynaklarda geçtiği de ifade edilmektedir. Ayrıca Zile’nin Yıldıztepe kasabasından çıkarılan pek çok antik eserin üzerinde “Veni-vidi-vici” yazısının görüldüğü ifade edilmektedir. Veni vidi vici ne demek? Veni, vidi, vici sözü Julius Sezar’a ait ünlü Latince bir deyiştir. Veni, vidi, vici Latince venire, videre, vincere fiilerinin birinci tekil şahıs geçmiş zaman halidir. Türkçe karşılığı; “Geldim, gördüm, yendim”dir
  3. WhatsApp'tan kız arkadaşına mesaj gönderdi babası cevap verdi! Sosyal medyayı sallayan mesajlaşma Çok popüler olan mesajlaşma programı WhatsApp'ta yapılan konuşmalarda zaman zaman küçük kazalar yaşanıyor. Eğlenceli konuşmaların dışında üzüntülerin de yaşandığı uygulamada bazı sohbetler sosyal medyayı salladı. Kız arkadaşına mesaj yazan bir genç aldığı cevap karşısında şoke olurken verdiği cevap görenleri güldürdü. Milyarlarca kişinin kullandığı WhatsApp'ta gün içinde birçok komik diyaloglara da imza atılıyor. Bazıları sosyal medyayı sallamayı başardı. Sosyal medyaya düşen komik WhatsApp konuşmaları herkesi güldürüyor. Özellikle Türkiye'de WhatsApp'ta yapılan komik sohbetler ise sosyal medyaya yansıdı. İşte son örneği, sevgilisine yazan genç adamın cevap veren baba ile sohbeti.
  4. İstanbul Havalimanı 'İGA Sleepod' adındaki yeni uyku kapsülü uygulamasını yürürlüğe soktu. Dünya üzerinde birçok hava alanında bulunan hizmet yolcuları bekleyişleri sırasında konforlu bir şekilde ağırlamak amacıyla ilk kez Türkiye'ye geldi. Saatlik kiralanabilen kapsüller yolculara hijyenik ve tam teçhizatlı bir uyku sağlıyor. Seyahat için hava yolculuğunu tercih etmek ne kadar güvenli, konforlu ve hızlı olsa da bazen işler istendiği gibi gitmeyebiliyor. Uçuşların beklenmedik şekilde rötar yapması yolcuları saatlerce hava alanlarına tıkabiliyor. Yolcular da çareyi yemek ya da kenarda köşede uyumakta aramak zorunda kalıyorlar. 6 Nisan 2019 tarihinde hizmet vermeye başladığından beri her gün binlerce yolcu ağırlayan İstanbul Havalimanı’na eklenen yeni bir bölüm, bu dertten muzdarip olan yolcular için konforlu bir çözüm sağlıyor. ‘İGA Sleepod’ adı verilen kiralanabilir uyku kapsülleri, uçuş bekleyişlerinin sıkıntısını biraz da olsa indirmeyi hedefliyor. Turistler için uygun fiyatlı denilebilir Kiralanabilir uyku kabini uygulaması aslında yurtdışında birçok hava alanında bulunuyor. İstanbul Havalimanı da kendi uyku kabinini geliştirerek bu hava limanlarının arasına katıldı ve kabinleri saati 9 euroya kiralıyor. Dış hatlar terminali giden yolcu katına yapılan bu kabinler sayesinde yolcular saatler sonra olan uçuşlarını uyuyarak beklerken güvenlik, depolama ve hijyen alanında bazı olanaklardan da faydalanıyorlar. Tam teçhizatlı uyku keyfi Saati 9 euroya kiralanabilen uyku kapsüllerinde hijyen ön planda tutuluyor. Hizmeti kullanan her yolcuya tek kullanımlık çarşaf ücretsiz olarak veriliyor. Yolcular battaniye ve yastık gibi ekstra eşyaları 2 euro karşılığında temin edebiliyor. Bu tek kullanımlık olmayan malzemeler ise her kullanımdan sonra personeller tarafından kuru temizlemeye gönderiliyor. Yolcuların dinlenirken aynı zamanda başka ihtiyaçlarını da karşılaması için tasarlanan kapsüllerde USB girişi ve priz de bulunuyor. Böylece yolcular, hizmetten faydalanırken telefon ve bilgisayar gibi cihazlarını kullanma ya da uyurken şarj etme imkanı buluyor. Kapsüllerde bulunan yatakların alt kısmındaki depolama alanına bagaj ya da herhangi bir yükü depolamak da mümkün. Yolcular uyku kapsüllerindeyken eşyaları hakkında endişelenmeden uykuya dalabiliyorlar. Çünkü depolama alanına ulaşmak için yatağın kaldırılması gerekiyor
  5. 1777'den beri kullanılan su altı kablo sistemleri, günümüzde internet trafiğinin %99'unu taşır vaziyette. Bu sistem nedir, nasıl çalışır? İşte su altı kabloları hakkında bilinmesi gerekenler. su altı kabloları, fiber optik haberleşme sistemlerinde iletim için metal iletkenlere alternatif olarak geliştirilmiştir. ses, veri ve görüntü iletişimindeki hızlı ve büyük değişim daha ekonomik, yüksek kalitede ve geniş kapasiteli sistemlere talebi arttırmıştır. mikrodalga (radiolink) sistemleri ve uydu sistemleri artan talebe ancak geçici bir rahatlama getirmektedir. bilgi taşıyıcısı olarak ışığın kullanıldığı sistemler son zamanlarda oldukça ilgi görmektedir. ilk su altı kabloların tarihi 1777'de başlar 1842 yılında samuel mors (mors alfabesinin mucidi ve mors telgraf servisi sahibi) tarafından hindistan - new york arasında yalnızca telgraf servisi için kullanılan bir bakır kablo çekmiştir. bu başarılı girişimin ardından ilk transatlantik telgraf kablosu 1858 yılında amerika ve ingiltere arasında çekilmiştir. bu bağlantı uluslararası deniz taşımacılığı yapan firmaların işlerini öylesine kolaylaştırmıştır ki, bu bağlantı noktalarının ucunda olan firmaların birbirleriyle haberleşme süresi haftalar sürerken bu bağlantı sayesinde dakikalar mertebesine inmiştir. günümüz dünyasında ki artan nüfus popülasyonu, buna bağlı olarak internet erişimine ihtiyaç duyan cihazlar ve global ticaret hacmi sayesinde yer yüzünde ki erişim ihtiyacı çok fazla artmış bu ihtiyacı su altı kablolar ile 3 temel isteğe uygun şekilde sağlanmaya çalışılmaktadır 1. bandwidth kapasitesi 2. bağlantı 3. düşük gecikme süresi bu omurgalarda; ortalama veri aktarım hızı 35 tb/s'dir. (5 yıl önce bu değer 9 tb/s'dı.) su altı kablolar; dünyadaki internet trafiğinin %99'unu taşıyor. dünyada 19.07.2019 itibariyle 420 farklı su altı omurga sistemi var. submarine cable map toplamda 127.000 km uzunluğunda. (dünyanın çevresini 28 kere dolaşabilirsiniz.) bir iletişim sisteminin bilgi taşıma kapasitesi bu sistemin bant genişliğiyle doğru orantılıdır; bant genişliği ne kadar fazla olursa sistemin bilgi taşıma kapasitesi de o kadar fazla olur. karşılaştırma amacıyla bir sistemin bant genişliğini bu sistemin taşıyıcı frekansının bir yüzdesi şeklinde ifade etmek yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. örneğin, 100 mhz’de çalışan bir vhf radyo sisteminin bant genişliği 10 mhz’dir. (yani taşıyıcı frekansının %10’udur.) bant genişliği taşıyıcı frekansının %10’una eşit 6 ghz’de çalışan bir mikrodalga radyo sisteminin bant genişliği 600 mhz olur. dolayısıyla, taşıyıcı frekansı ne kadar yüksek olursa, o kadar fazla bant genişliği mümkün olur. bunun sonucu olarak da, bilgi taşıma kapasitesi o kadar büyük olur. fiber optik sistemlerde kullanılan ışık frekansları 1014 hz ile 1015 hz arasındadır (100.000 ghz ile 1.000.000 ghz arası). 1.000.000 ghz’in %10’u 100.000 ghz’dir. bugünün ya da yakın geleceğin gereksinimlerini karşılamak için 100.000 ghz aşırı bir bant genişliğidir. foton a, b, c, ve d dalgasında yükselip alçalan bir frekasyona sahiptir. önemli olan dalga boyları arasındaki foton düzlemini yakalamak bugün spesifik işler harici olmakla birlikle a ve d bantları pek kullanılmaz. daha çok b ve c bantları kullanılır, bu spektrumlarda da genel de 1250nm - 1550nm - 1650nm'de(aslında 400nm'den başlar ama en çok kullanılanlar sol tarafta belirttiklerim) 50ghz ve 100ghz frekanslarında kapasite üretilir. carrier'lardan alacağınız elyaf kıl sayısına göre değer hesaplaması yapılır. (yukarıda belirttim) su altı kablo döşeme kategorizasyonu *top slack tension (üst gevşeklik kategorisi) |----- *slacks (gevşek döşeme) - loops & kinks (döngüler ve kıvrımlar) |---------- - telecom (telekomünikasyon) - seismic (genel sismik kategori) ---> bir çok kablo bu kategoride döşenir. - power (güç kabloları) |---------- - suspensions (süspansiyon kategorisi) *tensions (gergin döşeme) |----- *bottom tension (alt gerginlik kategorisi) kabloların döşenme süreci şöyle oluyor belirteç; 2 tip döşeme şekli var: a) deniz tabanına b) sığ bölgeye (30-50 metre) 1- deniz tabanı araştırması yapılıyor, taban haritası çıkartılıyor. 2- kablo fabrikada üretiliyor (üretim süresi ayrı bir konudur çünkü kabloların döşeneceği okyanus basıncına göre değişen süreçleri var) 3- üretimden çıkan kablo 25 metrelik (çok nadir daha büyük olabiliyor) bobinlere sarmal şekilde dolanıyor. 4- gemi fabrikaya yakın bir noktada demirliyor, bir adet kepçe kablonun bir ucunu karada ters yöne taşıyor. gemiden çıkan bir küçük bot kablonun diğer ucunu alıp gemideki makaraya taşıyor. 5- geminin makara sistemi geminin en büyük odasında devasa genişlikte bir yaklaşık 7000 tonluk bir turntable payload sarmalına kabloyu çektiriyor. 6- gemi rotasına çıkar ve döşenecek yerden itibaren (plow dedikleri) bizde kazser dedikleri bir aleti suya bırakır bu alet ön altındaki çapaya benzer ucuyla okyanus tabanında 1,5 -2 metrelik bir tünel kazar. aynı arka alt bölümünde olan kısımdan kabloyu uzun mezara yerleştirir. (plow eğer daha önce döşenmiş bir kabloya denk gelirse o kabloya dokunmaz üzerinden atlar ve işini yapmaya devam eder) 7- sonra yine okyanus tabanına kamyonete benzer (sub-rover) bir alet daha indirilir bu sub-rover o kazılan uzun mezarı hem deniz tabanındaki materyallerle hem de yük deposunda barındırdığı özel bir karışımla doldurmaya başlar. (yine daha önce döşenmiş bir kabloya denk gelirse 10m önce ve 10 metre sonrasına karışım dökmez üzerinden hafifçe geçer ve dökmeye akabinde devam eder) bu kabloların büyük çoğunluğu son 25 yılda yapılmıştır. su altı optik kablolar 8 bölümden oluşur. (içten dışa 8>1) 8- optik fiber elyaf 7-vazelin katmanı 6- bakır boru katmanı 5- polikarbonat katman 4- alüminyum su bariyeri katmanı 3- kalın telli çelik tel katmanı 2- mylar bant katmanı 1- katran kaplaması katmanı her yıl ortalama 100 kablo hasarı ya da sorunu meydana gelmektedir. bunların; %38'i balıkçılık aktivitelerinden, %25'i demir atma/demirleme hatalarından %6'sı kaynaklamalardan %31'i de diğer sebeplerdendir.(deniz altı volkanik patlamalar, tsunamiler, köpek balıkları ve diğer deniz canlıları) 2022 yılında 35 yeni su altı kablosu aktif olarak online olacaktır. dünya üzerinde dolaşan trafiğin alphabet, microsoft, amazon, facebook ve apple gibi büyük kurumların %70'ini tükettiği yakın olduğu ölçülmektedir. her ne kadar uyduların dünyanın daha dezavantajlı bölgelerine hizmet etme imkânları olsa da, fiziksel bağlantıların mümkün olduğu yerlerde denizaltı kabloları gelecek yıllarda internetin omurgası olmaya devam edecek.
  6. İngiliz otomotiv devi Aston Martin, yeni modeli “Rapide AMR” ile yine çok konuşulacak. Teknolojisini ve ilhamını motor sporlarından alan “Rapide AMR”, yalnızca 210 adet ile sınırlı. Yarış takımına layık dört kapılı bir Aston Martin: Rapide AMR! Yalnızca 210 adet ile sınırlı olan ve saatte 330 km/h hız yapabilen Rapide AMR, teknolojisini ve karakterinin büyük bir kısmını Aston Martin Vantage GT12’den alan atmosferik motora sahip lüks bir sedan. Büyütülmüş manifoldlar, 6.0 litrelik V12 motora hava akışını artırırken yenilenen motor ve şanzıman kalibrasyonu ile güç artışı sağlıyor. Efsanevi V12, 603 beygir ve 630 Nm tork üretirken yeni dörtlü egzoz, AMR rozetine yakışan karakteristik bir sesle büyülüyor. Ekstra Aerodinamik Unsurlar da Karbon Fiberden Rapide AMR’ın aerodinamiği, sürtünmeyi minimuma indirmek için tasarlanırken otomobilde bulunan ön lip, arka difüzör, spoyler gibi ekstra aerodinamik unsurlar ise karbon fiberden. Ayrıca büyük hava girişlerine sahip yeni kaput, ağırlığı en aza indirmek için de karbon fiberden yapıldı. Tüm bu gücün kullanılmasına yardımcı olmak ve 0’dan 100 km/h hıza 4.4 saniyede çıkmak için Rapide AMR, 21 inç büyüklüğündeki jantlar ve ultra yüksek performanslı Michelin Super Sport lastiklerle sunuluyor. Aynı zamanda fren soğutmasına da katkı sağlayabilmesi amacıyla, Rapide AMR’ın jantları çok kollu bir tasarıma sahip. Rapide AMR, modifiye fren kanalları ve toz kalkanları ile de Vanquish S’teki soğutma sisteminin daha gelişmişini kullanmakta. Rapide AMR’ın standart olarak karbon seramik frenlerle donatıldığını da vurgulamak gerek! Önde 6, arkada ise 4 pistonlu kaliperlerle, ilk defa bir Rapide böyle bir durdurma yeteneğine sahip oldu. Karbon seramik diskler aynı zamanda AMR’ın hafif parça kullanımının bir parçası. Ağırlığı azaltırken sürüş deneyimi üzerinde de büyük etkisi var. Üstelik Rapide AMR, standart bir Rapide S’ten 10 mm daha alçak. Üç aşamalı adaptif amortisörleri ile daha dinamik. Almanya Nürburgring’deki AMR Performans Merkezi’nde Geliştirildi Baştan aşağı yeniden tasarlanan bu muhteşem otomobilin geliştirme aşamalarının çoğunun yapıldığı yer ise Almanya Nürburgring’de yeni açılan AMR Performans Merkezi. Yalnızca 210 adet ile sınırlı olan Rapide AMR, üç farklı tasarım şemasında satışa sunulacak. Standard ve Silhouette şemaları, dört renk ile otomobil meraklılarıyla buluşacak. Standard şema; ön lipe, eşiklere ve arka difüzöre AMR Lime vurguları eklerken Silhouette şeması; Lime vurgularından kaçınıyor ve bunun yerine China Grey veya Clubsport White renklerinde kontrast bir şerit ekliyor. Signature şeması ise belirgin bir AMR görünümü için Stirling Green boyasıyla Lime vurguları ve çizgisiyle eşleşiyor. Bu da Aston Martin Racing takımı ve yarış otomobillerinin görünümlerine en yakın tasarım olarak dikkat çekiyor. Aston Martin Turkey, Türkiye’deki Tek “Rapide AMR”ı Gururla Sunar! İngiliz lüks spor otomobil üreticisi Aston Martin’in yetkili ve resmi distribütörü Aston Martin Turkey’de ise dünyada yalnızca 210 adet ile sınırlı olan “Rapide AMR”ı yakından görebilirsiniz! D&D Motorlu Araçlar Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Kaya, yarış takımına layık dört kapılı “Rapide AMR”ın Aston Martin Turkey İstanbul Yeniköy’deki Showroom’unda sergilendiğini söyledi
  7. Bazı güneş kremlerinde kanserojen madde tespit edilen Johnson & Johnson'dan 'Türkiye' açıklaması geldi. Skandallara adı karışan Johnson & Johnson'ın aşı ürettiği de biliniyor. Kansere yol açan "benzenin" maddesini içermesi nedeniyle bazı güneş kremlerini piyasadan çeken Johnson & Johnson ilaç firması, bu kremlerin Türkiye’de satışta olmadığını açıkladı. Ürünlerinde kanserojen madde tespit edildi Bünyesinde pek çok ünlü markayı barından Johnson & Johnson'ın bazı güneş kremlerinde, kanserojen madde olan benzene tespit edilmişti. Johnson and Johnson’un içinde benzen olduğu tespit edilen Aveeno Protect+Pefresh, Beach Defense, CoolDry Sport, Invisible Daily Defense ve UltraSheer aerosol güneş kremlerini raflardan kaldırılmıştı. 'Türkiye' açıklaması Son olarak şirketten Türkiye açıklaması geldi. NTV'de yer alan habere göre, Johnson & Johnson, kanserojen madde içeren aerosol güneş koruyucu ürünlerin Türkiye'de satılmadığını iddia etti. Ancak firmanın bu açıklaması inandırıcı bulunmadı. Kanserojen madde nedeniyle bebek pudrasından da ceza almıştı Johnson & Johnson ilaç firmasına, kısa süre önce bebek pudrasında kansere yol açan asbest maddesi tespit edilmesi nedeniyle ceza kesilmişti. 2,1 milyar dolarlık ceza, temyiz mahkemesi tarafından da onanmıştı. Aşı da üretiyor Öte yandan skandallarla gündeme gelen ABD'li şirket, kendi Johnson & Johnson markasıyla ilaç ve aşı üretimi de yapıyor. Benzen nedir? Benzen, aren veya aromatik hidrokarbonlar olarak adlandırılan organik bileşikler sınıfının en basit üyesidir. Renksiz, alevlenebilen bir yapıya sahiptir. Araba tamiri, baskı ve boya sektöründe çalışan dünya çapında milyonlarca işçinin maruz kaldığı bir kimyasal olan benzene pek çok kişi zayıf havalandırılan fabrikalarda, atölyelerde yapıştırıcı, çözücü ve temizlik maddeleri nedeni ile maruz kalmaktadır. Kansere yol açıyor Michigan Üniversitesinde yapılan çalışmada, benzin ve türevleri, boya, lastik ve birçok temizlik ürününde bulunan "benzen"e, 0,5-1 ppm oranında maruz kalınmanın bile özel bir kan kanseri tipi olan Miyelodisplastik Sendromu'na yol açtığı belirlendi
  8. Dünyaya rest çektiğini zanneden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Beni Erdoğan'la karıştırmayın" dedi. Kılıçdaroğlu'nun sözleri alay konusu oldu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından Türkçe ve İngilizce paylaşımla dünyaya seslendi. CHP liderinin paylaşımı sosyal medyada alay konusu oldu. CHP Genel Başkanı, "Dünyaya sesleniyorum: Beni Erdoğan’la karıştırmayın. Kuvayi Milliye geleneğinden geliyorum. Kimse kaçtığı yere askerimi bekçi; ülkemi de mültecilere açık hapishane yapamaz! Ben haram yemedim. Geliyoruz ve şimdiden söyleyeyim, çok çetin müzakereler sizi bekliyor. Yok öyle!" paylaşımını yaptı. Haber7'nin aktardığına göre, Kılıçdaroğlu'nun paylaşımıyla ilgili sosyal medyada çok sayıda yorum yapıldı. AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan: Yenilgi rekortmeni, zalimlerin dostu, BATI'nın borazanı Kılıçdaroğlu, "Beni Erdoğan'la karıştırmayın" demiş. Hayatı zaferlerle geçen, mazlumların gür sesi, düşmanların devirmek istediği bir dünya lideriyle kimse karıştırmaz zaten! Kılıçdaroğlu en fazla Demirtaş'la karıştırılır. AK Parti Genel Sekreteri, Ankara Milletvekili Fatih Şahin: Oy kullanmayı bile beceremedi ama dünyaya sesleniyormuş. Çetin müzakereler yapacakmış. Sen önce ikametgâh almayı öğren. Darbe girişimini televizyon karşısında kahve içerek izlememiş gibi "Kuvayı Milliye" diyor bir de. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ: Gezi Darbe Girişimi’nde nüfusumuzun 5’te 1’i kadar olan bir ülkenin başbakanına Türkiye’yi şikayet etmek için mektup yazmış adamsın. Ülkeyi her fırsatta kötüleyen ve Türkiye karşıtlarının sözcülüğünü yapan partiniz mi çetin müzakere yapacak? Senden en fazla küçük enişte olur!
  9. Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) Gemlik Tesisi'nde yerli araç çalışmaları devam ederken, otomobilin montajından ilk görüntü paylaşıldı. Yerli otomobilin üretiminden ilk görüntüler ortaya çıktı. Yerli otomobilin üretim tesisinde çalışmalar son sürat devam ediyor. TOGG’dan yapılan paylaşımda son duruma ilişkin bilgiler verildi. TOGG Gemlik Tesisi'nde üretim ve montaj hatlarının kurulmasıyla 2022'nin son çeyreğinde ilk seri otomobilin banttan indirilmesi hedefleniyor.
  10. Antalya'nın İbradı ilçesi Ürünlü Mahallesi sınırlarında bulunan Altınbeşik Mağarası, milyonlarca yıllık sürecin izlerini taşıyor. İbradı ilçesine 7, Ürünlü köyüne 4 kilometre uzaklıktaki 2 bin 500 metre uzunluğundaki Altınbeşik Mağarası, içindeki sarkıt-dikitler, beyaz renkli traverten ve gölet oluşumlarıyla ziyaretçilerine görsel bir şölen sunuyor. Türkiye’nin en büyük, dünyanın üçüncü büyük yeraltı gölüne sahip Altınbeşik Mağarası adını üst kısmında yer alan Altınbeşik Tepesi’nden alıyor. Denizden 450 metre yükseklikte olan mağara 1966 yılında Türkiye speleoloji derneği kurucusu ve onursal başkanı Dr. Temuçin Aygen tarafından keşfedilip ,1994 yılında ise milli park olarak ilan edilmişti. Mağara son son 5 yılda Antalya turizminin en ilgi çekici merkezlerinden biri haline geldi. Gezi botları ile mağaranın muhteşem doğa güzelliklerini keşfe çıkan ziyaretçileri, özellikle beyaz travertenler, sarkıtlar ve dikitler hayran bırakıyor. Su derinliğinin bazı yerlerde 40 metreyi bulduğu mağaraya gelen turistler, etkileyici doğa oluşumunu kiraladıkları botlarla görme imkanı yakalıyor. Sadece 2019 yılında 69 bin kişi ziyaret ettiği doğa harikası mağara, günübirlik turlarla gelen yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyordu. Mağarayı ziyaret eden Alman turist Sabine Sehmeissmer, mağaranın gösterişi ve büyüklüğü karşısında çok etkilendiğini, Türkiye'nin güzelliğinin bilinenden daha büyük olduğunu söyledi. Ziyaretçilerden Şaban Tıraş, ilk defa geldiği mağaradan etkilenilmemesinin mümkün olmadığına dikkati çekti. Nevşehir'den Altınbeşik Mağarası'na 5 yıl önce gelen Ebru Adıyaman, üçüncü kez tekrar mağarayı ziyaret ettiğini söyledi. Adıyaman, "Nevşehir'de turizm işi ile uğraşıyorum. Burayı 3 yıl önce ikinci kez ziyaret etmiştim. Bu eşsiz güzelliği görmek için yeniden geldim. Torosları zaten eşsiz güzellikleri yeşili bol oksijeni ve köyleriyle biliyoruz. Fakat Avrupa'nın üçüncü, Türkiye'nin en büyük yer altı gölüne tekrar geldim ve burası gerçekten eşsiz bir güzellik" diye konuştu. Mağaranın Pamukkale Travertenleri'ni andırdığını söyleyen Adıyaman, sözlerine şöyle devam etti: "Mağaranın içerisine girdikten sonra sessizlik huzur ve muhteşem bir görüntüsü var. Buraya herkesin gelmesini istiyorum. Çünkü, Toroslar sadece yeşilden oluşmuyor. Bota biniyorsunuz. İçerisi serin ve muhteşem bir gezinti yapıyorsunuz. Bu muhteşem güzellik anlatılmakla bitmez"
  11. On yıl öncesinin bir kaç gigabitlik internet hız kayıtları artık yetersiz görünüyor. Mothetboard, Japonya'nın Ulusal Bilgi ve İletişim Teknolojisi Enstitüsü'ndeki (NICT) bilim adamlarının, verileri 319 Tbps hızında karıştırarak internet aktarım rekorunu kırdığını bildirdi. Bağlam açısından, bu, İngiliz ve Japon araştırmacılardan oluşan bir ekibin Ağustos 2020'de yönettiği 179 Tbps hızından neredeyse iki kat daha hızlı. kynny - Getty Images NICT, boru hattının neredeyse her aşamasını yükselterek bunu başardı. Fiber optik hat bir yerine dört çekirdeğe sahipti ve araştırmacılar, nadir toprak amplifikatörlerinin yardımıyla birden fazla dalga boyunda 552 kanallı bir çatallı lazer ateşlediler. Test kesinlikle laboratuvarla sınırlıyken, ekip simüle edilmiş 1.864 mil mesafeden sinyal kalitesi veya hızı kaybetmeden verileri aktarmak için sarmal fiber kullandı. Bu deneylerin çoğunda olduğu gibi, bu performansın anlamlı bir etkiye sahip olması uzun zaman alabilir. Dört çekirdekli fiber mevcut ağlarla çalışacak olsa da, sistem haliyle çok pahalı olabilir. İnternet omurgaları ve kapasitenin maliyetten daha önemli olduğu diğer büyük ağ projeleri ile ilk kullanımı görme olasılığı daha yüksektir. Bu yine de internet kullanımınızı etkileyebilir. NICT araştırmacıları, yeni nesil fiber yapım teknolojilerini "5G'nin ötesinde" (6G gibi) daha pratik olarak öngörüyorlar. Kullanıcı sayısında bir artış olduğunda tıkanmayan daha hızlı internet erişimine geçerek faydalarını görebileceğiz.
×
×
  • Create New...

Önemli bilgi

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Gizlilik poliçesini inceleyebilirsiniz.