Jump to content

Search the Community

Showing results for tags 'dünya mirası'.

  • Search By Tags

    Etiketleri virgülle ayırarak yazın.
  • Search By Author

Content Type


Forums

  • BiLGi / EĞiTiM
    • SAĞLIK
    • YARARLI ve PRATiK BiLGiLER
    • TARiH
    • BiYOGRAFi
    • ÜLKE KÜLTÜRLERi
    • EDEBiYAT / KÜLTÜR / SANAT
    • iLGiNÇ BiLGiLER
    • OKUL / ÜNiVERSiTE HABERLERi
  • EĞLENCE ve TEKNOLOJi
    • ViDEO OYUN
    • PROGRAMLAR / UYGULAMALAR / YAZILIMLAR
    • ANDROiD
    • iOS / iPHONE / iPAD / AppleWatch
    • OTOMOBiL DÜNYASI
    • AKILLI CiHAZLAR
  • GÜNDEM / HABER
    • DÜNYADAN HABERLER
    • TEKNOLOJiDE SON GELiŞMELER
    • TÜRKiYE'de GÜNDEM
    • MiLLi / YERLi ÜRETiM
    • SPOR / e-Spor
  • ORTAYA KARIŞIK
    • MUTFAK
    • FiLM / SiNEMA
    • GEZi / SEYAHAT
    • KOMEDi / KOMiK ŞEYLER
    • ViDEO iZLEME BÖLÜMÜ
    • KENDi iŞiNi KENDiN YAP
  • DiNiMiZ iSLAM
    • İSLAM
    • DiNi HABERLER

Sonuçları bul...

İçeren sonuçları bulun


Date Created

  • Start

    End


Last Updated

  • Start

    End


Filter by number of...

Kayıt tarihi

  • Start

    End


Group


About Me

2 sonuç bulundu

  1. ABD'li bilim insanları UNESCO Dünya Mirası Lİstesi'nde yer alan Peru'daki Machu Picchu'nun düşünülenden çok daha önce inşa edildiğini ortaya koydu. Yeni keşfin, Bir zamanlar Amerika kıtasının en büyük gücü olan İnka medeniyetinin daha doğru ve tarafsız bir şekilde anlaşılmasını sağlayacağını söyleyen araştırmacılar, önceki tarihi kayıtların İspanyol kaşifler tarafından tutulduğunu ve güvenilir olmadığını söyledi. ABD’de yer alan Yale Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, Peru'da yer alan Machu Picchu İnka antik sitesinin düşünülenden daha önce, yani MS 1420-1430 yılları arasında inşa edildiğini ortaya koydu. YENİ BİR YÖNTEM KULLANILDI Antropoloji profesörü Richard Burger liderliğindeki bir araştırma ekibi, Machu Picchu'yu inşa eden imparator Pachacuti'nin iktidara beklenenden daha erken çıktığını ortaya çıkarmak için yeni bir bilimsel yöntem kullandı. Bu durum, Pachacuti'nin fetihlerinin daha erken gerçekleştiği anlamına geliyor ve İnka İmparatorluğu'nun Kristof Kolomb öncesi Amerika'da nasıl en büyük güç hale geldiğini açıklamaya yardımcı oluyor. Bilim insanları daha önceleri tarihi belgelere dayanarak, Machu Picchu'nun 1440, hatta 1450'den sonra inşa edildiği düşünüyordu. Ancak Burger ve ekibi, daha doğru bir tarihlendirme yapabilmek için insan kalıntılarının hızlandırıcı kütle spektrometrisi (AMS) adı verilen bir yöntemi kullandı. MEZARLIKLARDA BULUNAN 26 İNSAN KALINTISI İNCELENDİ Az miktarda organik materyal üzerinde üzerinde oldukça doğru sonuçlar veren AMS yöntemiyle ekip, 1912 yılında yapılan kazılar sırasında bölgeden çıkarılan Machu Picchu'daki mezarlıklardan 26 kişiyi inceledi. ALANINDAKİ İLK ÇALIŞMA Antiquity adlı bilimsel dergide yayımlanan Araştırmaya göre cesetler, taş duvarlarla kapatılmış kayalar, sarkan uçurumlar veya sığ mağaraların altına gömüldü. Ayrıca seramik ve bronz ve gümüş şal iğneleri gibi mezar eşyaları da vardı. Konuya ilişkin açıklama yapan Burger, "Araştırmamız, Machu Picchu'nun kuruluşu ve işgalinin uzunluğu hakkında bir tahmin sağlayan ve bilimsel kanıtlara dayanan ilk çalışmadır" dedi. TARİHİ KAYITLAR İSPANYOLLAR TARAFINDAN YAZILDI Bununla birlikte Burger, tarihsel kayıtların, bölgeyi ele geçiren İspanyollar tarafından yazıldığını ve yeterince güvenilir olmadığını vurguladı. Çalışmanın yazarları, “Modern tarihleme yöntemlerinin İnka imparatorluğunun kronolojisinin yeniden yapılandırılmasında ve İnka anıtsal alanlarının tarihlendirilmesinde öncelik kazanmasının zamanı geldi. Bu durum, Machu Picchu gibi bir çok tarihsel alanda geçerli” dedi. MACHU PİCCHU HAKKINDA And Dağları'nın zirvesinde, 2 bin 430 metre yükseklikte, Urubamba Vadisi üzerinde kurulmuş olan Machu Picchu, İnkalı bir hükümdar olan Pachacutec Yupanqui tarafından inşa edildi. İspanyol istilacılar 1532 yılında buraları işgal ederken sık dağlar arasında kalmış bu şehir, istilacılar tarafından hemen fark edilmedi ve bu sayede zarar görmeden günümüze kadar kaldı. UNESCO Dünya Mirası Listesi ve Dünyanın Yeni Yedi Harikası arasında yer alan Machu Picchu’nun sazdan çatıları çoktan gitmiş olmasına rağmen granit duvarları iyi durumda kalan yaklaşık 200 taş yapıdan oluşuyor. Bunlar arasında bir tören hamamı, tapınaklar, tahıl ambarları ve su kemerleri yer alıyor. Cenaze Kayasının Bekçisinin Kulübesi olarak bilinen birinin ise ölü aristokratları mumyalamak için kullanıldığı düşünülüyor
  2. Göbeklitepe; özellikle son yıllarda kendinden daha fazla bahsettiren tarihi bir hazine. Harran Ovası’na hakim bu tarih öncesi yerleşimin sınırlı bir bölümü kazılsa da, sıra dışı bulguları Neolitik Çağ’la ilgili pek çok bilgiyi altüst etti. Yerleşim yeri olarak kullanılmadığı bilinen ve tapınmaya hizmet eden Göbeklitepe, şaşırtıcı anıtsal mimarisiyle 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi‘ne girdi. Türkiye’de de’’ 2019 Göbeklitepe Yılı” ilan edildi. Henüz küçük bir bölümü çıkarılan Göbeklitepe, yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle insanlık tarihini değiştirdi. Dünyanın bilinen en eski ve en büyük tapınma (kült) merkezi sayılan Göbeklitepe ile dinsel inanışın yerleşik yaşama geçişteki etkisi kanıtlandı. Göbeklitepe, 1963’te İstanbul ve Chicago üniversitelerindeki araştırmacılar tarafından keşfedildi. Sadece “Göbekli Tepe Ziyareti” olarak bilinen bir yükseltiyken arkeolog Prof. Klaus Schmidt tarafından yapılan kazılar sonunda dünyanın konuştuğu bir yer haline geldi. Göbeklitepe öylesine eski bir tarihe sahip ki, buranın keşfine kadar bilinen en eski tapınak Malta’da ve 5000 yaşında. Göbeklitepe ayrıca Stonehenge’den 7000, Mısır piramitlerinden ise 7500 yıl daha yaşlı. Şimdiye dek süren kazılarda ortaya çıkan ibadet yerlerinin merkezinde iki büyük dikilitaş yer alıyor. T biçimindeki dikilitaşların her biri ortalama 6 metre yüksekliğinde ve 40 ton ağırlığında. Arkeologlar, sütunların stilize edilmiş insan tasvirleri olduğunu savunuyor. Öyle ki, sütunlarda yüz motifi olmasa bile o zamanlarda insanların giydiği peştemaller bu taşlara resmedilmiş. Bir diğer görüş ise yüz motifi olmamasından dolayı sütunların resmedilmiş ilk tanrıların olabileceği. Bu taşlar, bu doğrultuda Göbeklitepe’nin dünyanın en eski ibadet yeri olduğunu yeniden kanıtlıyor. Bu dikilitaşlar aynı zamanda yırtıcıların ağırlıkta olduğu muazzam hayvan figürleri ile bezeli. Yüksek rölyeflerdeki hayvan figürleri birer muhafız gibi resmedilmiş. Bu muhafızlar, dikili taşların muhafızları gibi düşünülüyor. İnsanlığın gelişiminin bir dönüm noktası olan Göbeklitepe’teki sütunlar ve oymalar insanlığın tabiat karşısındaki yeni konumunu da ortaya koyuyor. Peki, “İnsanlık tarihinin sıfır noktası” ve “medeniyetin doğduğu yer” olarak adlandırılan bu tarihi alanı daha yakından tanımaya ve tarihin gizemli kapılarını aralamaya ne dersiniz? Şanlıurfa’nın Tarih Hazinesi “Göbeklitepe” Tarih boyunca kültürel evrimimiz hepimizin bildiği gibi şu şekilde gerçekleşti; Tarım yerleşik hayata geçmemize, dini öğretiler geliştirmemize ve ibadet yerleri inşa etmemize imkân tanıdı. Küçük yerleşimler şehirleri, şehirler ise güçlü medeniyetleri oluşturdu. Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün desteğiyle süren kazılardan elde edilen bulgulara göre, Göbeklitepe bu ezberi bozuyor. Göbeklitepe, kültürel evrimin tarımdan önce gerçekleştiğini adeta ortaya koyuyor. Bunu tetikleyen şey ise elde edilen bulgulara göre din unsuru. Günümüzden tam 12.000 yıl önce inşa edilmiş Göbeklitepe’deki kalıntılara göre aynı çatı altında toplanmak için önce ibadet yeri yapılmış. Sonrasında ise tarım hayatına uzanan yepyeni bir süreç başlamış. Göbeklitepe’de yapılan kazılar sonucu elde edilen bulgular, medeniyetlerin oluşmasına neden olan şeyin tarımdan önce din olduğunu ispatladı. Bildiğimiz sıralama da değişmiş oldu. T.C Şanlıurfa Valiliğinin verdiği bilgilere göre; Arkeolojik bir mevkii olarak ilk kez 1963 yılında, Türk ve Amerikan bilim adamlarının yaptığı bir yüzey araştırması sırasında tespit edilmiştir. Bu çalışmayla ilgili sonuçlar, Peter Benedict tarafından 1980 yılında yayımlanmıştır. Göbeklitepe, Şanlıurfa İli’nin 15km kuzeydoğusunda, merkeze bağlı Örencik Köyü yakınlarındaki dağlık alan üzerinde yer almaktadır. Seçilen alan, diğer Neolitik Dönem yerleşim yerlerinde olduğu gibi su kenarı, vadi ya da ovada olmayıp, Harran Ovası’nı kuzeyde sınırlayan uzun bir yükselti silsilesi üzerinde, görüşe ve manzaraya hâkim bir konumda bulunmaktadır.300 m. çapında ve 15m. yüksekliğindeki Neolitik Dönem´in ilk evrelerine ait Göbeklitepe’nin topografik özelliklerinden ve yer seçiminden dolayı, ilk fark edildiğinde şimdiki önemi anlaşılamamış olup, tepenin her yerinde rastlanan kireçtaşı blokları nedeniyle buranın bir mezarlık olduğu kanısına varılmıştır. 1995-2006 yılları arasında Şanlıurfa Müze Müdürlüğü başkanlığında, Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Harald Hauptmann ve daha sonra Dr. Klaus Schmidt ve ekibinin katılımıyla kesintisiz kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. 2007 yılından itibaren Dr. Klaus Schmidt başkanlığında Bakanlar Kurulu Kararlı Kazı statüsüne geçmiştir. Şimdiye kadar yapılan kazı çalışmaları sonucunda, Göbeklitepe’de 4 tabaka açığa çıkartılmıştır. En üstteki I. Tabaka, tarım yapılan yüzey dolgusu olup, geriye kalan 3 tabaka ise Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’e tarihlenmektedir. Göbeklitepe’de stratigrafi en üstten alta doğru şu şekilde izlenmektedir. I.Tabaka: Yüzey dolgusuII. A. Tabaka: Dikilitaşlı Köşeli Yapılar (M.Ö. 8.000-9.000).II.B. Tabaka: Yuvarlak-Oval Yapılar (Ara tabaka).III.Tabaka: Dikilitaşlı Dairesel Yapılar (M.Ö. 9.000-10.000). Çanak Çömleksiz Neolitik-A ve B Evresi arasında bir geçiş tabakası özelliği gösteren II B. Tabakası’nda, bu dönemin karakteristik özelliklerini taşıyan yuvarlak ya da oval planlı yapılar açığa çıkartılmıştır. Gene Çanak Çömleksiz Neolitik-A Evresi’ne tarihlenen ve Göbeklitepe’nin en önemli tabakası olan III. Tabaka’da ise dikilitaşlarla çevrelenmiş büyük dairesel planlı yapılar dikkat çekmektedir. Kültle ilişkili olduğu düşünülen bu yapılar, T biçimli dikilitaşların belli aralıklarla dairevi şekilde dizilmesi ve etrafının duvarlarla çevrilmesiyle oluşturulmuştur. Merkezde karşılıklı ve kenarlardakine oranla daha büyük iki dikilitaş yer almaktadır. Merkezde bulunan dikilitaşlar serbest dururken kenarlardakiler, duvarlar ya da banklarla birbirlerine bağlanmıştır. Bu yapıların, tamamlanmasından sonra bilinçli bir şekilde toprak ve çakıl dolguyla örtülmüş olduğu kazılar sırasında anlaşılmış olduğundan bunların ölü kültüyle ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Göbeklitepe’de en az 20 anıtsal yapı! Şu ana kadar dört adet böyle anıtsal yapı açığa çıkartılmış olup, yapılan jeomanyetik ölçümler sonucunda Göbekli Tepe’de en az 20 anıtsal yapının olduğu anlaşılmıştır. Konumu itibariyle çevresinde geniş kayalık platolar bulunan Göbekli Tepe’de, dikilitaşlar bu platolardaki kayalardan yekpare halinde kesilerek temin edilmiştir. Arazide, işlenmemiş durumda bazı dikilitaşlar kesildiği yerde hala görülebilmektedir. Ayrıca bu platolarda, kayalar üzerinde, işlevleri henüz anlaşılamayan oyuklar ve bir takım işaretler bulunmaktadır. Boyları 5m.ye ulaşan dikilitaşların bazılarının üzerinde, kabartma olarak çoğunluğunu yılan, tilki, yaban domuzu ve kuşların oluşturduğu çeşitli hayvan tasvirleri bulunmaktadır. Bazı örneklerde kabartma olarak yapılmış kol ve ellerden dolayı, dikilitaşların stilize edilmiş insan figürleri olduğu, aşırı şematik ve kübik formda gösterilen gövdeleri ile yaşayanları değil de başka bir boyutun varlıklarını temsil ettikleri öngörülmektedir. Kazılar sırasında ve genellikle de yüzey buluntusu olarak ele geçen yabani, yırtıcı hayvan heykellerinin varlığı, antik dönemden bilinen yeraltı dünyasının koruyucusu Kerberos’u akla getirmekte ve bu vahşi hayvan heykellerinin de Göbekli Tepe’deki yapıların bekçisi olabileceğini düşündürmektedir. Kazılar sonucunda çok sayıda hayvan heykeli, çakmaktaşından aletler, taştan boncuklar ve kaplar ile küçük figürünler açığa çıkartılmıştır. Göbekli Tepe’de temsil edilen bu dönemde, eldeki bulgulara göre insanların avcılık ve hayvancılıkla geçindiği, henüz tarımın yapılmadığı düşünülmektedir. Yerleşim yerinin konumu, açığa çıkartılan devasa boyutlu yapıları, tonlarca ağırlıktaki dikilitaşları ve bu dikilitaşların yerleştirilmesi bakımından Taş Çağı insanlarının, büyük bir organizasyon ve uzun bir zaman dilimi dâhilinde hareket ettikleri düşünülmektedir. Şimdilik en erken tabaka olan III. Tabaka’nın tarihi ca. M.Ö.10. Bin olarak belirtilmektedir. Yerleşim yerinde henüz ana toprağa ulaşılamamış olup, ileriki yıllarda gerçekleştirilecek kazı çalışmaları sonucunda Göbekli Tepe’deki hayat netlik kazanacaktır. Taş Devri İnsanları… Göbeklitepe’de bulunan kalıntılar, bu alanı inşa eden insanlara dair çeşitli bilgiler sunuyor. Bu kalıntılar arasında insanların yediği etten arta kalan birçok yabani hayvan kemiği, taş parçası, taş aletlerin yapımı ve kullanımından kalan molozlar var. Ceylan, ala geyik gibi hayvanların kemiklerine rastlanılan alan gösteriyor ki burayı inşa edenler, o dönemde yaşayan taş baltalı avcı ve toplayıcılar. Yani Göbeklitepe, tarım öncesi bir topluluğun eseri. Bu insanlar, sandığımız gibi ilkel değil tam aksine oldukça bilinçli ve mühendislik bilgisi olan topluluklar. Öyle ki o zamanlar Taş Devri’ni yaşayan insanlar, bu ibadet alanını yaparken binlerce yıl sonra ulaşılabilecek mühendislik metotlarını kullanmış. Avcı ve toplayıcılar aynı zamanda beklenmedik düzeyde bir organizasyon yeteneği, örgütlenme kapasitesi olan insanlar. Kazılarda bulunan bir dikili taşı taşımak için 50 insan gücüne ihtiyaç duyuluyor. Bu kalıntılar arasında insanların yediği etten arta kalan birçok yabani hayvan kemiğinin bulunması bu alanda yemek şölenlerinin düzenlendiğini gösteriyor. Bu durum çok sayıda topluluğun burada olduğunu ispatlıyor. İnsanlığın Göbeklitepe’deki gibi bir yapıyı inşa edebilmesi için yerleşik bir yapıda olması gerekiyor. Ancak kazılarda beslenme, barınma gibi ihtiyaçlara yönelik bulgulara rastlanmıyor. Bu toplulukların burada günlerini taş çıkartmak, sütunlara şekil vermek için zaman harcadığı ve sonrasında yerleşim yerine gittiğini gösteriyor. Bu yerleşim yeri ise büyük bir olasılıkla Şanlıurfa. Şanlıurfa’da Taş Devri’ne ait bulunan heykeller de bunu ispatlar nitelikte
×
×
  • Create New...

Önemli bilgi

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Gizlilik poliçesini inceleyebilirsiniz.